Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4982 E. 2021/8967 K. 25.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4982
KARAR NO : 2021/8967
KARAR TARİHİ : 25.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’ın karar oturumuna gelen ve Baro tarafından görevlendirilen müdafisi ile duruşmada yüz yüze gelmediğinin anlaşılması karşısında, yokluğunda verilen hükmü öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1)Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizinin mümkün olmadığı, yapılan itirazlar neticesinde … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2016 tarihli ve 2016/557 D.iş sayılı kararı ile itirazların reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanıklar … ve … hakkında …’ı kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktulden kaynaklanan haksız tahrik oluşturacak bir söz veya davranış bulunmadığı, bu nedenle sanıklar lehine haksız tahrik indirimi uygulanma koşulları oluşmadığı halde, yazılı biçimde 5237 sayılı TCK’nin 29.maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Mahkemece “ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belli olmadığı” gerekçesiyle haksız tahrik indirimi uygulandığına göre, TCK’nin 3. maddesi uyarınca cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanıkların cezalarından TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Takdiri indirim uygulanırken kanun maddesi olan 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin hükümlerde gösterilmemesi, mahallinde eklenmesi mümkün eksiklik olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrikin varlığı ile takdiri indirim hükümlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafii ile sanık … ve müdafiinin; sübuta, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, re’sen de yapılan incelemede, hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Mağdur hakkında Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 22.11.2012 tarihli rapora göre, mağdurun sol scapula arka aksiller hatta akciğerde yırtığa ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak nitelikte yaralandığı olayda, sanıklar hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul oranda bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde alt sınıra yakın biçimde 10 yıl hapis cezalarına hükmedilmek suretiyle eksik cezalar tayin edilmesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/2, 29. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezalarından TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken ”6 yıl 3 ay” hapis cezaları yerine “5 yıl 15 ay” hapis cezalarına hükmolunması suretiyle eksik cezalar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Takdiri indirim uygulanırken kanun maddesi olan 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin hükümlerde gösterilmemesi, mahallinde eklenmesi mümkün eksiklik olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, ../..
S/5

oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrikin varlığı ve takdiri indirim hükümlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın; sübuta, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4) Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Mağdur hakkında Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 22.11.2012 tarihli rapora göre, mağdurun sol scapula arka aksiller hatta akciğerde yırtığa ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak nitelikte yaralandığı olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul oranda bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde alt sınıra yakın biçimde 10 yıl hapis cezalarına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/2, 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen hapis cezasından TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim yapılırken ”5 yıl” hapis cezası yerine “4 yıl 12 ay” devamında TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken “4 yıl 2 ay” hapis cezası yerine “3 yıl 14 ay” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nin 61/5. maddesi gereğince, TCK’nin 81/1, 35/2, maddeleri gereğince belirlenen ceza miktarı üzerinden, önce TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik indirimi yapılması, sonra TCK’nin 31/3. maddesi gereğince yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılması gerekirken, TCK’nin 31/3. maddesi nedeniyle indirim yapıldıktan sonra TCK’nin 29. maddesinin uygulanması suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61/5. maddesine aykırı davranılması sonuç cezaya etkili olmadığından,
Takdiri indirim uygulanırken kanun maddesi olan 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin hükümlerde gösterilmemesi, mahallinde eklenmesi mümkün eksiklik olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suça sürüklenen çocuğun suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrikin varlığı ve takdiri indirim hükümlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin; sübuta, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükümden “24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı gereğince, sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezalarıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA” dair paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5) Sanıklar … ve … hakında mağdur …’ı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim hükümlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar … ve …’ın; sübuta, eksik incelemeye ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
a) Mağdur hakkında Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 06.05.2014 tarihli rapora göre, mağdurun sol el bileğinden 2 bıçak darbesi ile tendon, kas ve median sinir kesisi yaralanmaları ile duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak nitelikte yaralandığı olayda, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre temel cezalar belirlenirken TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak sonuç cezalar etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Baba oğul sanıklar ve yakınları ile mağdur ve kardeşleri arasında çıkan kavgada, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belli olmadığının kabul edilmesine ve mağdur hakkında da sanık … Rufak’ı kasten yaralamadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Takdiri indirim uygulanırken kanun maddesi olan 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin hükümlerde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 25.05.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.