Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25403 E. 2021/9596 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25403
KARAR NO : 2021/9596
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

Sanıklar müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
Sanık … hakkında “Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” ile “Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından ve sanık … hakkında “Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyizinin incelenmesinde;
1)Olay günü katılan …’in … Sınır Tugay Komutanı olan …’i arayarak uyuşturucu ticareti suçunu ihbar ettiği, ihbarın o dönem … Karakol Komutanı olan sanık …’e İlçe Jandarma Komutanı … tarafından iletilmesinden sonra …’ın uyuşturucu madde ile yakalandığı, muhbir olan katılana tazminat ödenmesi hususu değerlendirilmesi gerekirken sanık …’in, sahte ihbar tutanağı düzenleyerek olayla ilgisi bulunmayan sanık …’i olayın muhbiri olarak dosyaya yansıtıp haksız ikramiye ödemesi yaptırdıkları ve kamuyu zarara uğrattıkları iddia olunan olayda; 25.07.2007 tarihinde katılan …’in, içinde tanımadığı üç şahıs bulunan ve plakasını alamadığı beyaz … marka bir aracın yüklü olarak … Köyüne girdiği ve … Köprüsüne ineceğini söyleyerek … Sınır Tugay Komutanı olan …’e ihbarda bulunduğu, …’in durumu … İlçe Jandarma Komutanı …’e, …’ün de … İlçe Jandarma Komutanı …’e bildirdiği, …’in ulaştığı … Karakol Komutanı sanık …’in ise kendisinin de sabahleyin buna benzer bir bilgi aldığını ve kontrol noktasında daha dikkatli durduklarını söylediği, kontrol noktasına gelen … marka bir aracın kaçmaya başladığı bir süre sonra kaza yapmış olarak yanında sürücüsü … olduğu halde ele geçirilen araçta yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı ve alınan istihbari bilgiler sonucu Ömerova Mezrası ağaçlık alanda uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddelerin ele geçirildiği dosya kapsamından anlaşılmakla; olay tarihinde … İlçe Jandarma Komutanı olan tanık …’in … İlçe Jandarma Karakol Komutanı sanık …’in haber elemanından cep telefonu ile sürekli bilgi aldığını hatta bu bilgilerin mesaj halinde geldiğini, devam eden arama faaliyeti esnasında belli aralıklarla benzer şekilde çuvallar bulduklarını, haber elemanının maddelerin tamamı bulununcaya kadar kendilerini yönlendirmeye ve bilgi vermeye devam ettiğini açıklaması, tanıklar … ve …’in ihbara konu araç ve çevresinde yapılan tüm aramalara rağmen uyuşturucu maddenin bulunamadığı, sanık …’in cep telefonu ile yaptığı görüşmeler sonucu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği şeklindeki beyanları, sanık …’in şahsi telefonundan elde ettiği ihbarlara ilişkin tutanak düzenlendiğinde muhbirin kimliğinin açığa çıkmaması amacıyla karakolun dahili hattını yazdıkları ve davaya konu belgedeki 08:00 şeklindeki saatin sehven hatalı yazıldığına ilişkin savunması birlikte değerlendirildiğinde; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından olay tarihinde sanık …’in kullandığı belirtilen … numaralı GSM hattı ile iletişimi olduğu belirlenen ve sanık …’in kullandığını beyan ettiği Jamal Baher adına kayıtlı 0 542 … numaralı GSM hattının suç tarihini kapsar şekilde HTS kayıtları ve baz istasyonu bilgilerinin temin edilerek HTS kayıtlarında ismi geçen ve bu hatla görüşen kişilerin dinlenmesi ile sanığın hattı fiilen kullanıp kullanmadığının tespiti, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/59 Esas sayılı dosyasında zabıt mümzii tanık sıfatıyla dinlenen ve olay günü … İlçe Jandarma Komutanlığında kendisine telefon geldiğini, … istikametinden Van istikametine beyaz renkli bir … araç ile uyuşturucu nakli yapıldığını ve … tarzında bir plaka söylendiğini beyan eden …’un yapılan ihbara ve olaya ilişkin tanık sıfatıyla detaylı şekilde ifadesinin alınması ile elde edilen tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması, ayrıca dosya arasında bulunan suça konu ihbar tutanağının fotokopi olduğu anlaşılmakla; belge aslı araştırılarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmayacağından belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, belge aslının temini halinde ise, belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belgelerin duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması ile sanık …’in sahtecilik kastı ile hareket edip etmediği ve eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,

2)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıkların cezasından indirim yapıldıktan sonra infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan elde olunan haksız menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.