YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12273
KARAR NO : 2021/18387
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesine göre Bakanlığın çocuğa karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gözetilerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;
T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK’nın 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek tebliğnamedeki katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
1- Sanıklar …, … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığı; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik mahallinde Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/1023 D.İş sayılı kararı ile itirazen karar verildiği anlaşılmakla; temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
a)Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’nın cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu diğer sanıklarla iştirak halinde işlediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi delaletiyle 109/2-3-b-f, 5 maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi ile ve çocuğa karşı işlemesi karşısında, TCK’nın 3. ve 61. maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-b-f maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24.11.2015 gün ve 2014/14-799 Esas, 2015/419 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suçun işlendiği süreyle sınırlı bir zaman dilimi içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturacak ve kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine ulaşmayacak şekilde mağdurun sanık tarafından yaralanmasının etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına mani olmayacağı; somut olayda sanık …’ın, içlerinde sanık … da olan diğer sanıklarla birlikte mağdurenin hürriyetini kısıtlamak için hakimiyeti altına aldıktan sonra alıkoyma eyleminin cebir unsuru içinde kalmayacak şekilde mağdureyi darp ettiği, bu haliyle TCK 110. maddesinde düzenlenen “mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın” şartının ihlal edildiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının sanıklar hakkında oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık …, katılan Bakanlık vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.