YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6291
KARAR NO : 2021/14272
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kamu malına zarar verme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen müşteki İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, yapılan iade işlemi üzerine müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin 20/01/2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilmiş; müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, tüm sanıklar hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Müşteki Adalet Bakanlığı vekilinin sanıklar …, …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davalarda suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığından; müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar … ve …’in temyiz istemleri hakkında yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklara yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, CMK’nın 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgusu esnasında mahkemece sanıkları savunmak üzere birer avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceği; yine soruşturma aşamasında savcılıkça alınan ifadeleri sırasında sanıkları savunmak üzere avukatlar görevlendirildiği ancak sanıklara ileride haksız çıkmaları durumunda müdafii ücretine hükmedileceğine ilişkin yasal ihtaratta bulunulması gerektiği halde, sanıklara bu ihtaratın yapılmadığı da gözetilmeden, yazılı şekilde müdafii ücretlerinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, zorunlu müdafii için ödenen 172,00’şer TL ücretin yargılama gideri olarak sanıklar Ümit ve Yağız’a yükletilmesine ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan; sanık … hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararına ilişkin müşteki İçişleri Bakanlığı vekili ve sanıklar …, … ve …’nın temyiz istemleri hakkında yapılan incelemede;
1- Kamu malına zarar verme suçu yönünden suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanıklar …,…,… ve …’ın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2-İddianame ile sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 265/1. maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılması karşısında, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinden bahisle, sanık … hakkında aynı Kanun’un 265/3. maddesinin uygulanabilmesi için, ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin ve sanıklar Uğur, Ümit ve Yağız’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 15/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.