Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9966 E. 2021/12756 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9966
KARAR NO : 2021/12756
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

Silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 35/2. maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, cezalarının anılan Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/656 Esas, 2020/269 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 01.04.2021 tarihli ve 2021/1723 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2021 tarihli ve 2021/46079 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Dosya kapsamına göre,
Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,
2) Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenleme ile ister tekerrüre esas alınacak isterse tekerrür uygulaması yapılacak hükme konu suçun, fail tarafından onsekiz yaşından önce işlenmiş olması halinde tekerrür hükümleri uygulanamayacağına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.06.2009 tarihli ve 2008/2-234 Esas, 2009/169 sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde, kayden 21.10.1994 doğumlu olan sanık …’ın tekerrüre esas alınan Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2010 tarihli ve 2010/105 Esas, 2010/110 sayılı kararına konu suçun işlendiği 06/03/2010 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu mahkumiyet kaydının tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesinde, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) (1) numaralı … ve … hakkındaki kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/03/2013 gün ve 2012/2-1500 Esas, 2013/95 sayılı kararı ile “İddianamede bulunmamasına rağmen, adlî sicil kaydının okunması ve sanığın okunan kaydın kendisine ait olduğunu söylemesi durumunda, ayrıca ek savunma hakkı verilmesine gerek olmadan, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı”nın belirtildiği, yargılama aşamasında sanıklar …’a 10.03.2020 tarihli oturumda adli sicil kaydının okunduğu ve sanıkların da okunan adli sicil kaydının kendilerine ait olduğunu belirtmeleri nedeniyle (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (1) numaralı düşünce yerinde görülmeyerek KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN REDDİNE,
2) (2) numaralı … hakkındaki kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde;
Sanık …’ın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2010 tarihli ve 2010/105 Esas, 2010/110 Karar sayılı ilamı ile verilen hapis cezasına dair suçu çocuk yaşta işlemiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 58/5. maddesi gereğince fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Sanık …’ın incelenen suç tarihine göre adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek, verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi de isabetsizdir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık … hakkındaki Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/656 Esas, 2020/269 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.