Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7148 E. 2021/16603 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7148
KARAR NO : 2021/16603
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç adının iş yeri dokunulmazlığını ihlal yerine konut dokunulmazlığını ihlal olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun, 12 yaşından küçük olduğu için hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen Eren Açıkgöz ile birlikte suça konu iş yerine 20.04.2016 ve 22.04.2016 tarihlerinde gündüz saatlerinde hırsızlık amacıyla iş yerinin camlarını kırarak girmesi şeklindeki eylemlerine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 116/2, 119/1-c, 151/1, 43/1 31/2 maddelerinde tanımlanan iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının, 13.06.2016 sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 13.06.2016 tarihli duruşmanın açık yapılması ve hükmün açık duruşmada açıklanması suretiyle CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) 5237 sayılı TCK’nın 31. ve 33. maddeleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi ile Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş on beş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde, ayrıca fiili işlediği sırada on iki yaşından küçük çocuklar ile on beş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağı.” Aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu anlaşılmakla, somut olayda ise fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış olan, ceza sorumluluğu bulunmayıp hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.