YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3757
KARAR NO : 2021/9248
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Mahkeme : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii taraflarından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin reddine dair kararın incelenmesinde:
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, kanuna uygun olarak verilen temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara karşı yapılan temyiz isteğinin CMK’nın 302/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık … müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki inceleme takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla getirilen TCK’nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık yönünden gerekçeli karar başlığında gözaltı, tutuklama ve tahliye tarihinin yazılmayarak CMK’nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
2) Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesi hükmünün;
1) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinden sonra gelmek üzere sanık … yönünden “Gözaltı tarihi; 20.08.2018 – 21.08.2018” “Tutuklama tarihi; 21.08.2018 Tahliye tarihi; 18.09.2018”, “ Tutuklama tarihi; 11.01.2020” ibaresinin yazılması,
2) Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “…tahsil edileceğine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına ” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin CMK’nın 303. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanık hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,
C) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanık … müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki inceleme takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.
CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1) Olay tutanağı içeriği, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ile ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın diğer sanık … ile birlikte iştirak iradesi kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu ve eylemine uyan TCK’nın 188/3. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen kabul ve gerekçelerle uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
2) (1) nolu bozma gerekçesine göre, sanık hakkında 20/08/2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 16/11/2018 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 28/06/2018 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 17/12/2018 iddianame tarihi ile dava açıldığı ve her iki dosyanın birleştirildiği, sanık …’un 28.06.2018 tarihli eylemi nedeniyle TCK’nın 188/3, 188/6, 192/3 maddesi uyarınca verilen mahkûmiyet hükmünün Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2020 tarih – 2020/2382 esas ve 2020/1625 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan red kararı ile kesinleştiği, eylemler arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu 20.08.2018 tarihli suç ile kesinleşen davaya konu 28.06.2018 tarihli suçun, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde ve zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılmasında ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunmasına”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre;
3) Sanık yönünden gerekçeli karar başlığında gözaltı, tutuklama ve tahliye tarihinin yazılmayarak CMK’nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
4) Hükme esas alınan evrakın sanığa okunup diyecekleri sorulmadan eksik araştırma ile karar verilmesi,
5) Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra, kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
6) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla getirilen TCK’nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, “hükmün açıklamasının geri bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan ve sanığın adli sicil kaydında gözüken diğer suçlarının tekerrüre esas alınıp alınamayacağı araştırıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istekleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine,
27.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.