YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35122
KARAR NO : 2021/7753
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.05.2021 tarih ve 2020/19168 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.06.2021 tarih ve KYB-2021/69640 sayılı ihbarname ile
Dolandırıcılık suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1 ve 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2013 tarihli ve 2011/438 esas, 2013/784 sayılı kararının, “benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2017/29650 esas, 2021/2266 karar sayılı ilamında , ”…Sanıkların kardeş oldukları, sanık …’ın … Şubesine ait 15.12.2008 ve 15.11.2008 tarihli, 44.000-YTL bedelli iki adet çeki almış olduğu ürünlere karşılık katılana verdiği, çeklerin keşidecisi olan sanık …’un suça konu çekler hakkında çalıntı ihbarında bulunup men talimatı verdiği, çeklerin bankaya ibrazında men talimatı nedeniyle katılana ödemede bulunulmadığı, sanıkların iştirak halinde oldukları ve bu şekildeki hileli hareketleriyle haksız menfaat temin ettikleri iddia edilen somut olayda; sanıklarla katılan arasındaki borç ilişkininin doğumunda hilenin bulunmadığı, aradaki borca ilişkin olarak düzenlenilen protokol ve icra takip dosyalarına göre alış veriş ilişkisinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, suç kastının bulunmadığı ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının gerçekleşmediği gerekçelerine dayanan mahkemenin beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir…” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda müşteki ile sanık arasında dosya arasında mevcut 03.08.2009 tarihli bir araç alım satım sözleşmesinin olduğu, sözleşmenin alıcı kısmında sanık …’nin adının bulunduğu, sanığın aracın borcuna karşılık müştekiye borçlu kısmında kendisinin isim ve imzasının bulunduğu bir senet verdiği, bu durumun müşteki tarafından da doğrulandığının anlaşılması karşısında, sanık ile müşteki arasındaki anlaşmazlığın hukuki nitelikte ihtilaf olduğu nazara alındığında, sanığın unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçu bakımından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Sanığın; katılana ait aracı noterden devralıp üstüne para alarak katılana haricen yeni bir araç verdiği, ancak katılanın sonraki araştırmalarına göre bu arabanın değeri kadar borcu olması nedeniyle geri iade edip eski arabasını ve verdiği parayı istediği, sanığın ise katılanı oyalayarak talebini gerçekleştirmediği gibi ödemeyeceği bir senedi katılana vermek suretiyle ortadan kaybolduğu ve alım satım ilişkisini inkar ettiği iddia ve kabul edilen olayda; oluş, dosya kapsamındaki beyanlar, sözleşme ve senet fotokopileri birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmediğinden Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarih 2011/438 esas, 2013/784 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.