Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17990 E. 2021/4531 K. 13.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17990
KARAR NO : 2021/4531
KARAR TARİHİ : 13.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı, …Çayı üzerine inşa edilmiş olan …II HES’in davalı şirket tarafından işletildiğini, barajın su tutması nedeniyle davaya konu 125 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sular altında kaldığını belirterek, 2015 yılına ilişkin ürün zararının tazminini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 19/04/2016 tarihli kararın davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22/11/2018 gün, 2016/11461 esas, 2018/7260 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine ise; “davacıların maliki olduğu dava konusu 125 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ifraz görerek 125 ada 10, 11, 12 parsellerin oluştuğu her üç parsel üzerine kamulaştırma şerhi işlendiği, dava konusu taşınmazlara ilişkin kamulaştırma işlemleri ile ilgili evraklar temin edilerek kamulaştırma yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak açıklığa kavuşturulması, kamulaştırma yapıldığının anlaşılması halinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi” nedeniyle karar düzeltme isteği kabul edilerek, onama ilamının kaldırılmasına ve kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, EPDK’dan kamulaştırma evrakları ve tapu kayıtları dosyaya kazandırılmış, mahkemece davacılar tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinde EPDK’ya karşı 25/01/2013 tarihinde kamulaştırmasız el atma davası açıldığı, mahkemenin 2015/398 esas, 2016/169 karar sayılı kararı ile verilen davanın kabulüne dair kararın kesinleştiği, eldeki ürün zararına ilişkin davanın ise 24/08/2015 tarihinde ikame edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesi yollamasıyla 10. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, kamulaştırmasız el atma davasında verilen tescil kararı kesindir. Buna karşılık, bedel tespitine yönelik olarak verilen karara karşı, temyiz yoluna başvurulabilir. Kesin olan tescil kararının tapuya işlenmesi de şart değildir Zira, 4721 sayılı TMK’nın 705. maddesinin 2. fıkrasında, mülkiyetin kamulaştırma hallerine bağlı olarak

kazanılması, mülkiyetin tescilden önce kazanılması halleri arasında sayılmaktadır. 2942 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca, mülkiyetin İdareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararı ile olur ve tescil kararı tarihinden itibaren davacıların mülkiyet hakkı kalmadığından, bu taşınmazı her ne suretle olursa olsun kullanma hakları da sona erer.
Davacıların 22/04/2011 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/39 esasında EPDK aleyhine açtıkları kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve 2011 yılı ürün zararının tahsili istemli dosyanın incelenmesinde; bu davada yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine dair 28/02/2012 tarihinde verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, davanın görülme yerinin adli yargı olduğu gerekçesiyle kararı bozmuş, bozma üzerine 2013/18 esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda “davacıların kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kabulüyle 765.685,68 TL nin dava tarihi olan 22/04/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu 125 ada, 1 nolu parselin 59.172 m2 sinin tapusunun ifraz ve iptali ile davalı adına kayıt ve tesciline, davacıların ürün kaybı nedeniyle tazminat istemi yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine” 12/06/2013 tarihinde karar verilmiş, işbu kararın davalı EPDK tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince verilen 2013/19122 esas ve 16/06/2014 tarihli ilamla, ürün zararına ilişkin isteme dair adli yargının görevli olduğu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden 2011 yılı itibariyle resmi verilerin ilçe gıda tarım müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmesi gerektiği, ayrıca davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra davacıların vekalet ücreti ve harç yönünden karar düzeltme istemi Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle bozma ilamındaki vekalet ücretine ilişkin bozma maddesinin kaldırılmasına, ilamdaki diğer hususların aynen muhafazasına 08/06/2015 tarihinde karar verilmiş, bozmaya uyan mahkemece 2015/398 esas sayısı ile verilen 29/04/2015 tarihli kararda “davacıların kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kabulüyle 765.685,68 TL nin dava tarihi olan 22/04/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu davacılar adına kayıtlı 125 ada 1 nolu parselin fen bilirkişisi ve harita mühendisinin müşterek raporlarında A harfi ile gösterilen kısım haricindeki 59.172 m2 nin tapusunun ifrazı ve iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle maliye hazinesi adına kayıt ve tesciline, davacıların ürün kaybı nedeniyle tazminat isteminin kabulüne” dair verilen 29/04/2016 tarihli karar temyiz edilmeksizin 13/06/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler gözetilerek mahkemece; davacılar tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinde 22/04/2011 tarihinde açılan kamulaştırmasız el atma davasında, mahkemenin bozmadan sonra 2013/18 esasıyla 28/05/2013 tarihinde verdiği tescil hükmü kesin olup, davacıların bu tarih itibariyle mülkiyet hakkı son bulmuş olmakla, 2015 yılı ürün zararına ilişkin eldeki davada dava tarihi itibariyle davacıların mülkiyet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekirken; kamulaştırmasız el atma davasının açılma tarihi de yanlış belirlenmek suretiyle, verildiği tarihte kesin olan tescil kararının tarihi yerine dava tarihleri esas alınarak davanın reddine karar verildiği gerekçesi doğru değil ise de; mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Bu nedenle HUMK’nın 438/9. maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesine ve bu açıdan temyiz itirazlarının reddedilerek kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 13/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.