YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9922
KARAR NO : 2021/9181
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlunun, ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, şikayetin esası incelenmek suretiyle reddedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01/12/2016 tarih ve 2016/18652 E.- 2016/24672 K. sayılı kararı ile; “… 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 08.01.2014 tarih ve 2013/1252 E. – 2014/38 K. sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, İİK’nun 134/4. maddesi hükmüne göre verildiği anda kesin olan bu karara ilişkin olarak, yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunma süresinin kararın verildiği 08.01.2014 tarihinden itibaren başlayacağı, şikayetçi vekilinin ise, yetkisizlik kararı tarihinden itibaren yasada öngörülen iki haftalık yasal süre dolduktan sonra 07.04.2014 tarihinde gönderme talebinde bulunduğu anlaşıldığından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece Dairemizin bozma kararına uyularak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin 10/02/2016 tarih ve 2015/96 E. – 2016/9 K. sayılı kararı ile 6100 sayılı HMK’nun 20. maddesinde belirtilen “ bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten” ifadesi iptal edilmiştir. Anayasa’nın 11. maddesinde, Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi düzenlenmiş, 138. maddesi ise hakimlere herşeyden önce Anayasa’ya uygun olarak hüküm verme yetkisi tanımıştır.
Dairemizin 01/12/2016 tarih ve 2016/18652E.- 2016/24672 K. sayılı bozma ilamı maddi hataya dayalı olup, Anayasa Mahkemesinin 10/02/2016 tarihli ve 2015/96 Esas – 2016/9 sayılı Kararı ile 6100 sayılı HMK.nun 20. maddesinde belirtilen “bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten” ifadesinin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen bu hususun re’sen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında, bozmaya uyulmuş olması taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gibi kararın şikayetçi tarafından temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi de nazara alınamaz (Hukuk Genel Kurulunun 06/10/2004 tarih ve 2004/1-433 sayılı kararında benimsendiği gibi).
O halde kamu düzeni ile ilgili re’sen dikkate alınacak hususlar kapsamında ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı ve şikayetçi tarafından ileri sürülen fesih nedenleri de yerinde olmadığına göre mahkemece şikayetin reddi gerekirken, HMK.nun 20. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re’sen (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.