YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30173
KARAR NO : 2021/24824
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
KARAR
Hakaret ve tehdit suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 125/2 delaletiyle 125/1, 62/1. (2 kez) ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2017/91 esas, 2019/792 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21/04/2021 gün ve 2021/45981 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın mahkumiyetine karar verilen hakaret ve tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Mahkeme tarafından uzlaştırma” başlıklı 254. maddesinde yer alan; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kabule göre de;
Mahkemenin gerekçeli kararında delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında; “sanığın üzerine atılı suçları müşteki …’ya karşı işlediğine kanaat getirilerek hakaret ve tehdit suçlarından sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına… koşulları oluştuğundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” denildikten sonra aynı gerekçeli kararın hüküm kurulan bölümdeki 3. maddesinde sanığın hakaret suçundan 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilirken, 2. maddesinde sanığın tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyip, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Bir nolu isteme yönelik incelemede;
Uzlaştırma, 6763 sayılı Kanunla değişik CMK’nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanun’un 254. maddesinde” (1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231. maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231. maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” denilmiştir.
Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
İncelenen somut olayda;
Sanık hakkında katılanı tehdit ve hakaret ettiğinden bahisle TCK’nın 106/1-1. ve 125/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davalarının açıldığı, yargılama neticesinde sanığın TCK’nın 106/1-1., 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis, aynı kanunun 125/1, 62 maddeleri gereğince 1500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve 6763 sayılı Kanunla değişik CMK’nın 253. maddesine göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Sanığın üzerine atılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında olduğu, hakaret suçunun da bu kanun değişikliği öncesinde de uzlaştırmaya tabi suçlardan olduğu anlaşılmakla; sanık ile mağdur arasında aynı Kanunun 253 ve 254. maddeleri gereğince hakaret ve tehdit suçlarından uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
İki nolu isteme yönelik incelemede;
Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilip tehdit suçuna ilişkin olarak kararın gerekçe kısmında koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilirken, tehdit suçuna ilişkin hüküm fıkrasında sanığın 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Sanık …hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2017/91 esas, 2019/792 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309. maddesinin 4-b fıkrası gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.