YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4216
KARAR NO : 2021/10159
KARAR TARİHİ : 07.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …/Merkez Sağlarca Köyünde bulunan üç adet taşınmaz üzerinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, TMK’nin 713. maddesi uyarıca adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin önceki hükmün, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’ nin 18.09.2018 tarihli ve 2018/1815 Esas, 2018/5751 Karar sayılı ilamı ile, “Dava konusu taşınmazların bulunduğu Sağlarca köyünde kadastro çalışmalarının yapıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesinde, kadastro mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağının açıklandığı, 27. maddesinde de yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği açıklanarak, Mahkemece tutanak düzenlenen bölümler belirlenerek bu bölümler hakkında görevsizlik kararı verilmesi, tutanak düzenlenmeyen kısım varsa bu kısım hakkında ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında Mahkemece, hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği belirtilen ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden görevsizlik kararı verilmiş, anılan krokide (A) harfiyle gösterilen taşınmaz yönünden ise dosya tefrik edilip eldeki esas sırasına kaydedilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda; bozma öncesinde verilen kesin sürede, harç eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından ve vekalet ücretine hasren davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medenî Kanun’un 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. madde hükümleri uyarınca, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa yöntemine uygun şekilde süre verilmesi gerekir. Buna göre Mahkemece, davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınmalı, yatırılması gerekli harcın miktarı hesaplanarak ilgili muhtıraya dercedilmeli ve eksik harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde Harçlar Yasası’nın 30. maddesi gereğince, dosya öncelikle işlemden kaldırılıp (HMK’nin 150. maddesi), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir.
Somut olayda Mahkemece, 09.09.2014 tarihli ara kararla, bilirkişi raporunda belirtilen 450.503,31 TL bedel üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmiş ve aksi takdirde Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağı belirtilmiş ise de, söz konusu ara kararda yatırılması gereken harç miktarı açıkça belirtilmeksizin davacı tarafa bu konuda ödev yüklendiği görülmektedir. Ayrıca, her ne kadar ara kararda kesin sürenin sonuçlarının ihtarına denmiş ise de, ihtarın yapılıp yapılmadığı hususunun da tutanağa geçirilmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, bozma ilamı öncesinde, eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa verilen sürenin usulüne uygun olduğundan söz edilemez.
Öte yandan, dava açılırken davacı tarafça üç parça taşınmazın tescili talep edilmiş olup, bozma ilamı öncesinde Mahkemece, dava konusu edilen üç parça taşınmazın toplam değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması için kesin süre verilmiş ve eksik harcın süresinde tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu kararın, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 18.09.2018 tarihli ve 2018/1815 Esas, 2018/5751 Karar sayılı ilamı ile bozulmasından sonra bir parça taşınmaz yönünden dosya tefrik edilerek eldeki davanın esas sırasına kaydedilmiş ve bu dosya üzerinde yürütülen yargılama sırasında, … tarafından düzenlenen 14.05.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen ve eldeki davanın konusu olan 34.660,55 m2 yüzölçümündeki taşınmazın değeri 220.441,09-TL olarak belirlenmiştir. Bu durum karşısında, bozma sonrasında alınan fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 34.660,55 m2 taşınmaz için belirlenen bedel üzerinden, yukarıda izah edilen usule göre, eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa yeniden süre verilmesi gerekirken, bozma ilamı öncesinde verilen kesin süreye uyulmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya uygun uygun bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Hazine vekili’nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 07.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.