YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23849
KARAR NO : 2021/11565
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı yasaya muhalefet, mala zarar verme, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Her ne kadar sanığın konut dokunulmazlığının ihlali ve hakaret eylemleri uzlaşma kapsamında olup, soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte atılı 5237 TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun ve aynı Yasa’nın 151/1 mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve CMK’nın 253/3. fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması,hükümlerden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü giren 6373 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit ve 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçlarının da, uzlaşma kapsamına alındığını anlaşılması karşısında; sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre tehdit, hakaret ve konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, 6136 sayılı Yasa’nın 15/1. maddesinde düzenlenen “Yasak nitelikte bıçak taşıma” suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin T.C. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte değerlendirilmesi gerekliliği,
4-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçunun tamamlandığı gözetilmeden, 5237 Sayılı TCK’nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle indirim yapılarak, eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Dumanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken kazanılmış hakkın gözetilmesine, 07/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.