Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18648 E. 2021/5090 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18648
KARAR NO : 2021/5090
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf isteminin esastan reddine dair verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı, kendisine ait … ili, … ilçesi, …mahallesinde bulunan 95 ada 64 parsel sayılı taşınmazına davalılara ait aynı yerdeki 95 ada 70 parseldeki iki katlı binanın 4,63 m²lik kısmının tecavüzlü olduğunu, bu durumun 06/01/2014 tarihli 14 nolu aplikasyonla tespit edildiğini, durumun davalılara sözlü ve yazılı olarak ihtar edildiğini, ancak davalıların hiçbir anlaşma girişiminde bulunmadıklarını, davacının bu nedenle taşınmazına 4 katlı inşaatini yaptıramadığını, inşaat maliyetindeki artış ve dükkanların kiraya verilememesi nedeniyle davacının gelir kaybına uğradığını, davalılar hakkında 13/12/2017 tarihinde … İcra Müdürlüğü’nün 2017/5188 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, davalı borçluların icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılardan …, taşınmazın maliki olmadığını, hissesini 02/09/2015 tarihinde oğlu …’a bağış yolu ile devrettiğini, bu nedenle mevcut davanın dışında kaldığını, pasif husumet yokluğu oluştuğunu, dava konusu taşınmazın 1983 yılında yapılan oldukça eski bir yapı olduğunu, o dönemin teknolojik şartlarına göre 4,63 m²lik hata payının olağan karşılanabileceğini, davacının ise taşınmazını 2002 yılında satın aldığını, 2014 yılında da çaplı aplikasyon krokisi yaptırdığını, aradan geçen bu kadar süreden sonra davacının hak talep etmesinin doğru olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, husumete itirazın kabul edilmemesi halinde adı geçen davalı aleyhine açılmış olan davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, diğer davalı …, cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, davacının beyanlarından da sabit olduğu üzere henüz davacının bahsettiği inşaata başlanılmadığı, bu durumda mevcut bir zararın meydana geldiğinden bahsedilemeyeceği ve gerçek bir zararın olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, ve aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna 21/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.