Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9920 E. 2021/9410 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9920
KARAR NO : 2021/9410
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro-Temyiz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılmak suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.09.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı … mirasçıları vekili Avukat … ile Karşı taraftan … ve Müşterekleri vekili Avukat …’ nun katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yargıtay bozma ilamında özetle “Mahkemece, tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmesi, bundan sonra tapu kaydına dayanan tarafların kayıt maliki yada malikleri ile akdi irsi ilişkilerinin yöntemine uygun şekilde belirlenmesi, tapu kayıtlarının ilk oluştuğu güne göre sonraki tedavül kayıtlarında taşınmazların türünde, yüzölçümlerinde ve özellikle kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinde bir değişiklik varsa anılan değişikliklerin haklı hukuksal bir nedene dayanıp dayanmadığı üzerinde durulması, tapu kaydına dayanan tarafların kayıt malikleri ile akdi yada irsi ilişkisi yöntemine uygun biçimde saptandığı takdirde anılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlar varsa anılan taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtların davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirtildikten sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve 3 kişiden oluşacak harita yüksek mühendisi, harita mühendisi ve tapu fen elamanı, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile çekişmeli taşınmazların tespit tutanağı bilirkişilerinden ölenler varsa vukuatlı nüfus kayıt örnekleri getirtilip durum belgelendirildikten sonra taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, öncelikle tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi kurulu eliyle ayrı ayrı yerlerine uygulanması, uygulamada kayıtlardan haritaya dayananlar varsa 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamlarının haritasına göre belirleneceği düşünülerek tapu kayıtlarının dayanağı haritaların ölçekleri ile kamulaştırma haritasının ölçeği ve geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek tüm haritaların yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi kurulu eliyle çakıştırılarak yerine uygulanması, tutunulan tapu kayıtlarının ve kamulaştırma haritasının kapsamı duraksamasız belirlenmesi, tapu kayıtlarının haritaya dayanmaması halinde kapsamlarının anılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri esas alınarak belirlenmesi, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yeri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, yapılacak bu tür uygulamada tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden sonraki tedavüllerine göre kök tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinde haklı hukuksal bir nedene dayanılarak yapılan değişiklikler varsa bu olguların da gözönüne alınması, bu yolla dava ve temyize konu taşınmazların taraflardan hangisinin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığının sağlıklı biçimde belirlenmesi, bu belirleme yapılırken taraflardan birinin tutunduğu tapu kaydının kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmazların diğer tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığının özellikle dikkate alınması, tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının iç içe girmesi halinde önceki günlü doğru temele dayanan ve hukuksal değerini yitirmeyen kayda değer verileceğinin, kayıtların ifraz görmesi halinde ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kaydı içinde aranmasının zorunlu olduğunun düşünülmesi, dava ve temyize konu taşınmazların tümü yada bir bölümü taraf kapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı takdirde taraf tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz kesimleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması, anılan sınır yerlerinin değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardan olduğu ve bu nitelikteki kayıtların kapsamının ise yüzölçümü ile belirlenmesinin zorunlu olduğu yönleri üzerinde de durulması, davacıların dayandığı mahkeme ilamlarının dayanağı haritalar varsa anılan yöntemle yerlerine uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, sözü edilen ilamların dayanakları harita bulunamıyorsa ilamlarda tarif edilen sınır yerlerine göre kapsamlarının belirlenmesi, sözü edilen ilamların yukarıda vurgulandığı gibi yanlar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı, kesin hüküm oluşturmasa bile güçlü delil niteliğinde olup olmadığı, güçlü delilin aksinin daha güçlü delillerle kanıtlanabileceği yönlerinin de dikkate alınması, uzman bilirkişi kurulundan keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı gerekçeli yargı denetimine açık rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 32 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 81 parsel, 33 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 83 parsel, 34 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 85 parsel ve 35 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 87 parsel sayılı taşınmazların her biri ayrı ayrı 192 pay kabul edilerek; 54 payının … …, 14 payının …, 44 payının …, 44 payının …, 8 payının … …, 14 payının … …(…), 14 payının … adlarına tesciline, 32 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 80 parsel, 33 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 82 parsel, 34 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 84 parsel, 35 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelen 86 parsel sayılı taşınmazların DSİ adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı vekiline verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 35,90-TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,40 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 21.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

K.K.