Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/2709 E. 2021/19196 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2709
KARAR NO : 2021/19196
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

İhbarname No : KYB – 2020/45593

6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 13/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 450,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2007 tarihli ve 2005/428 esas, 2007/949 sayılı kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25/10/2011 tarihli ve 2009/12181 esas, 2011/11577 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 450,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 02/02/2012 tarihli ve 2011/899 esas, 2012/65 sayılı kararının 28/02/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 19/11/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanması ile 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 450,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarihli ve 2019/433 esas, 2019/679 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Sanığın müsnet suçu 28/01/2005 tarihinde işlediği, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 28/02/2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 19/11/2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 28/02/2012 ila 19/11/2016 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, 19/11/2016 tarihinde zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/2. madde ve fıkraları gereğince, suç tarihi itibariyle olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 6 ay olduğu dikkate alındığında, suç tarihi olan 28/01/2005 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 23/05/2019 tarihine kadar bu sürenin geçtiği gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.03.2020 gün ve 2019-17169 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2020 gün ve KYB – 2020/45593 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.12.2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 19.11.2016 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; hükümlüye yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükle bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihi olan 28.01.2005 tarihinden hükmün açıklandığı 23.05.2019 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli 2019/433 esas, 2019/679 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 102/4, 104/2 ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, adli emanette kayıtlı suça konu tabanca ve eklerinin 765 sayılı TCK.nın 36. maddesi uyarınca müsaderesine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.