YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21880
KARAR NO : 2021/8562
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (değişik tarihlerde birden fazla)
HÜKÜM : Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan müştekiler … ile …’in duruşma ifadelerinde şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık müdafisinin zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki ifadeleri tanık beyanları, doktor raporları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay tarihinden önce arkadaşı olan on beş yaşından küçük mağdureyi farklı tarihlerde götürdüğü yerlerde hile ve cebirle alıkoyduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle mağdurenin yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden gerçekleşen alıkoyma eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 109/1, 3-f, 5, 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.