Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7614 E. 2021/11197 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7614
KARAR NO : 2021/11197
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … savunmasında, olay günü saat 04.00 sıralarında diğer sanıkların hırsızlığa çağırdıklarını, sanık …’de olay günü saat 03.00-04.00 sıralarında hırsızlığı yaptıklarını beyan etmesi ve UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alınarak suç tarihinde gece vaktinin saat 05.44’de bittiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece gösterilen gerekçe itibariyle verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamedeki 2-c no’lu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanık … yönünden, sanığın adli sicil kaydında yer alan … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2015 kesinleşme tarihli ve 2014/845 Esas sayılı sayılı ilamına konu tehdit suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak uzlaşmanın sağlanamaması halinde bu ilamın, uzlaşmanın sağlanması halinde ise sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas diğer ilamların uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren, 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının 62. madde gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında cezanın 6 yıl 3 ay yerine, 5 yıl 15 ay hapis cezası olarak eksik belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık … hakkında UYAP sisteminde yapılan sorgulamaya göre sanığın hüküm tarihinde, Tekirdağ 1 no’lu T tipi Kapalı Cezaevinde başka suçtan hükümlü olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın duruşmalarda hazır bulunmaktan bağışık tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan yokluğunda yargılamaya devam olunarak mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Dairemizcede benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’un 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanun’un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme rapor alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma kurulan hükümde, İddianamede iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanmasının talep edildiği gözetilmeden ve sanığa ek savunma hakkı verilmeden hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
4-Kabule göre de;
a-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanunun 31/3. madde gereğince 1/3 oranında indirilmesi sırasında cezanın 5 yıl hapis cezası yerine, 4 yıl 12 ay hapis cezası olarak eksik belirlenmesi, aynı Kanunun 62/1. madde gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında cezanın 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine 3 yıl 14 ay hapis cezası olarak eksik belirlenmesi,
b-Suça sürüklenen çocuk ve sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesi gereğince ceza verilmesi gerekirken TCK’nın 116/2. maddesi gereğince ceza verilip TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan (sanık … yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.