Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1273 E. 2021/9194 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1273
KARAR NO : 2021/9194
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2018 tarih ve
2017/106 – 2018/287 sayılı kararı

Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
D…, …, …, …
D…, …, …, …
… … için 26.07.2016 Sanık …
Kızılkaya için 02.08.2016, sanık … için
30.09.2016, sanık … için 31.01.2014,
sanık … için 19.02.2014, sanık …
Tansel Can için 11.07.2014, sanık …
Kardiyen için 26.08.2014, sanık … için 13.11.2014
Hüküm : 1-Sanıklar …, …, Filiz
D…, …, …, Mehmet
D…, …, …, …
… …, … ve Özgür
İlhan hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı
Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK’nın 62/1, 53/1-2-3,
63, 58/9 maddeleri uyarınca hapis cezalarına ilişkin
istinaf başvurularının esastan reddi
2-Sanıklar …, …, … … ve .. hakkında TCK’nın 314/3 maddesi delaletiyle TCK’nın 220/7 maddesi yollamasıyla, TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca hapis cezalarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar …, …, …, … ve … yönünden kesin olarak verilen hükümlere yönelik olarak, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanunun eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içinde, diğer sanıklar yönünden ise olağan sürede temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanıklar …, …, …, …, …, …, ve … yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesi kararında karar tarihinin 29.03.2019 yerine sehven 29.03.2018 olarak yazılması, sanık … yönünden suç tarihinin yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan 31.01.4014 yerine karar başlıklarında 26.07.2016 tarihi yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık …’nın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi ve gerekçeli kararda BankAsya nezdindeki işlem tarihlerinin sanık … yönünden 15.01.2014 olmasına rağmen 15.11.2014, sanık … yönünden 17.09.2014 olmasına rağmen 7.09.2014, sanık … yönünden 26.12.2014 olmasına rağmen 26.11.2014, sanık … yönünden 11.08.2014 olmasına rağmen 10.11.2014 olarak belirtilmesi kabulde isabetsizlik bulunmadığından sonuca etkili görülmemiş, yargılamanın savunma ve esaslı işlemlerin yapıldığı büyük bir bölümünde tutuksuz yargılanan ve/veya duruşmada bizzat hazır bulunan, bu suretle iddia makamının aleyhe argümanlarını öğrenme ve karşılık verme, ikame olunan delilleri inceleme ve görüş bildirme imkanlarını kullanan sanığın hüküm celsesinde SEGBİS vasıtasıyla katılarak son savunmasını yapmış olması ve bu süreçte sanık ya da müdafiinin bu uygulamaya itirazlarının bulunmaması karşısında, gerekçe gösterilmeden tercih ve icra olunan SEGBİS uygulamasının, yargılamanın geneli açısından sanık aleyhine adil olmayan bir sonuç doğurmayacağı değerlendirilerek bu husus bozma sebebi yapılmamışır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … ile ilgili olarak;
A- Sanık … yönünden;
Sanığın eşinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü sanığa ait psikolojik rahatsızlıklarla ilgili iddiaları ve ekli raporlar dikkate alındığında; sanığın TCK’nın 32. maddesi uyarınca suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığına düçar olup olmadığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alındıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayinine zorunluluk bulunması,
B- Sanık … yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında;
“ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek;
İlk Derece Mahkemesince sanığın abisi …adına kayıtlı hat üzerinden ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan …adına kayıtlı hat üzerinden …kullanıcı adlı … ID nolu ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile anılan dosyada tanık sıfatıyla verdiği ifadenin duruşmada CMK 217/1. maddesi uyarınca okunup tartışılmasından sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken sanığın abisi Uğur Tok’un yargılaması aşaması beyanlarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C- Sanıklar … ve … yönünden;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
İnkara dayanan savunmalarının aksine, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduklarını ve örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve BankAsyanın yararına ödeme ve sair işlemler yaptıklarını ortaya koyan, mahkumiyetlerini gerektirir her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmayan, sanıkların özellikle incelenen BankAsya’daki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, hesap açma tarihi ve sonraki hesap hareketlerinin mutad bankacılık işlemleri olabileceği gözetilerek ispat edilemeyen müsnet suçtan beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
D- Sanık … yönünden;
a- Örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğunu ortaya koyan kesin ve yeterli delil bulunmayan sanığın, FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı… isimli sendikaya üye olmak, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütle iltisaklı BankAsya’da 19.02.2014 tarihinde 5.000,00 TL’lik, 16.11.2014 tarihinde 5.186,09 TL’lik katılım hesapları açmak ve 05.02.2015 tarihinde hesabına para yatırmak ve dijital materyallerinde silahlı terör örgütünün faaliyetlerine ilişkin slayt gösterisi bulundurmaktan ibaret eylemlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabule göre de; sanık …’in örgüte iltisaklı banka nezdinde açılmış altın hesabı bulunmamasına rağmen altın hesabı açıldığına dair somut olaya aykırı gerekçelere yer verilmesi,
E-Sanıklar … ve … yönünden;
Örgütle ilişkisi ve yaşanan süreç yukarıda anlatılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ’de örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduklarını ortaya koyan kesin ve yeterli delil bulunmayan sanıkların, savunmalarının denetlenmesi ve gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması bakımından, temin edilen banka hesap kayıtlarının konusunda uzman bilirkişiye tevdii ile mutad hesap hareketleri dışında örgüt liderinin talimatları doğrultusunda, talimat tarihleri ve sonrasında para yatırma ya da sair bankacılık hizmetlerinin yapılıp yapılmadığı tespit edilip özellikle sanık …’in… isimli sendikaya üye olmadığı da gözetilmek suretiyle delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi ile sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
F- Sanıklar … ve … yönünden;
Ayrıntıları Dairemizin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 E. 2019/6048 K. sayılı kararında açıklandığı üzere;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi uyarınca da re’sen müdafii görevlendirilmeyen sanıklara Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma haklarının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
G- Sanık … yönünden;
Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/674 esasına kayden görülen dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, anılan dava dosyasına konu 25.01.2018 tarihli iddianamede anlatılan faaliyetlerin iş bu temyize konu dosyanın suç tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu görülmekle; her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat ve kesinti bulunup bulunmadığı ve özellikle terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu da nazara alınarak anılan dosya getirtilip incelenerek, kesinleşmiş ise onaylı sureti dosya içerisine alınıp derdest ise iş bu dosya ile birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık …, sanık … Eşi ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar …, … ve … yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık …’in tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni ve incelenen rapor içeriği gözetilerek 5271 sayılı CMK’nın 109/3-a maddesi gereğince “yurt dışına çıkmamak” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.