YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4134
KARAR NO : 2021/20216
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
İftira suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 285/1 ve 285/son maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2009 tarihli ve 2007/650 esas, 2009/259 sayılı kararının 26/06/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 13/09/2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanması ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 285/1 ve 285/son maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 17/04/2019 tarihli ve 2018/730 esas, 2019/252 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede,
Adı geçen sanık hakkında 22/06/2005 tarihinde işlemiş olduğu iftira suçu nedeniyle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2019 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 26/06/2009 tarihinde kesinleşmesinden sonra, 13/09/2010 tarihinde sanık tarafından yeniden suç işlendiği ve bu suça ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2011/532 esas, 2018/430 sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün 31/10/2018 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında duran zamanaşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 13/09/2010 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, suç tarihi olan 22/06/2005 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkumiyet kararının verildiği 17/04/2019 tarihleri arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.06.2020 gün ve 2019-16810 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 gün ve KYB – 2020/52594 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17.12.2003 yerine 22.06.2005 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; hükümlüye yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 1 yıl 2 ay 19 günlük durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.04.2019 gün ve 2018/730 Esas, 2019/252 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 102/4, 104/2. ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 03.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.