YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22243
KARAR NO : 2021/7593
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece bozma ilamına göre lehe Kanun değerlendirmesi yapılırken 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halin lehe olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nın 103/1, 3-c maddeleri gereğince belirlenen ceza üzerinden aynı Kanunun 43/1.maddesi uyarınca yapılan artırım doğrultusunda bulunan miktarın 103/6.maddeye göre tayin edilen cezaya ilave edilmesi yerine 103/6. madde uyarınca tayin edilen ceza üzerinden zincirleme suç artırımı yapılarak ortaya çıkan sonuca göre 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki halin lehe olduğu şeklindeki hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası oluşan duruma göre hükme ilişkin fıkralar çıkartılarak yerine sırasıyla “Sanık …’nın lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesi uyarınca olayın oluş şekli ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre takdiren 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA”, “Sanık bu suçu öz kızına karşı işlemiş bulunduğundan cezası TCK’nın 103/3-c. maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak 4 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA”, “Sanığın eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu gözetilerek takdiren 15 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA”, “Sanık müsnet suçu zincirleme şekilde işlediğinden, TCK’nın 103/1. 3-c. maddeleri uyarınca saptanan 4 YIL 6 AY HAPİS CEZASININ aynı Kanunun 43/1. maddesi gereğince eylem sayısı nazara alınarak takdiren yarı oranında artırılması neticesinde bulunan artırım miktarının aynı Kanunun 103/6. maddesinin tatbiki suretiyle bulunan 15 YIL HAPİS CEZASI üzerine eklenerek sanığın 17 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA”, “Sanığın duruşmalardaki tutum ve davranışları lehine takdiri
indirim sebebi kabul edilerek cezası TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 14 YIL 4 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan ilk derece mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.09.2021 tarihinde Üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mağdur, 15.11.2012 günü kollarını jiletle keserek intihara teşebbüs etmiş ve kolunda kesi ile işyerine gitmesi üzerine intihar etme sebebinin sorulması sonrasında babasının cinsel istismarına uğradığını söylemiş ve soruşturma başlatılmıştır.
Mağdur ilk beyanına göre babası sanığın cinsel istismarına uğramıştır, on yaşından on altı yaşına kadar süren bu hareketler, önce sarılıp öpme şeklinde başlamış, daha sonra yatak odasına götürüp boynundan ve yüzünden öpmek, kalçalarını sıkmak, göğüslerini okşamak şeklinde devam etmiştir. Boyun ve göğsündeki kızarıklık ve morarmaları yenge tanık … da görmüştür. Ayrıca mağdur annesine durumu anlatmışsa da olanları bilmesine rağmen susmuştur. Kanser hastalığından annesinin ölmesi ve istismar olayına katlanamayan mağdur intihara teşebbüs ettiğini anlatmıştır.
Suçlamayı kabul etmeyen sanık öldürme suçundan 2007 yılında cezaevinden çıkmıştır. Mağdurun annesi sanığın eşi iki hafta kadar önce öldüğü için beyanı alınamamıştır. Aynı evde yaşayan diğer kardeşlerden hiç biri olayı görmediklerini ve babalarının kendilerine cinsel bir davranışının olmadığını anlatmışlardır.
Mağdurun tanık gösterdiği …, mahkemede beyanından dönerek soruşturma sırasında alınan ifadenin kendisine ait olmadığını ve mağdurun boyun ve göğsünde herhangi bir iz görmediğini anlatmıştır. Okuma yazma bilmediğini ve gösterilen yeri karaladığını ne yazıldığını bilmediğini beyan etmiştir.
Okula hiç gitmeyen mağdur soruşturmada verdiği ilk beyanından bir gün sonra savcıda dönerek bu defa olayın gerçekleşmediğini, annesi öldüğü için bunalımda olduğunu ve bir gün önce babasının tokatla vurması nedeniyle böyle söylediğini beyan etmiştir.
Mağdurun ilk iddiasına göre cinsel istismar altı yıl sürmüş ancak basit düzeyde kalmış, sanık engel hiçbir neden olmadığı halde daha ileri boyutlara taşımamıştır.
Annesi ölen mağdurun intihar nedeni kesin belli değildir. Mağdurun hangi olayın tesiri altında intihara kalkıştığı bir muammadır.
İddianamede yer zaman belirtilerek ayrıntılı bir cinsel istismar olayı anlatılmamıştır. Yine mağdur beyanında cinsel istismarı ayrıntılı anlatamamıştır. Genel ve soyut şekilde babasının dokunmalarından bahsetmektedir. Mağdurun beyanı, ayrıntılı değil ve bu haliyle yaşanmış bir olayı ifade ettiğini tespit etmek mümkün de değildir. Doğruluğu ve inandırıcılığı sınamayan mağdur beyanına dayanarak bu suçun işlediği kabul edilemez. Tanıkta beyanından döndüğü için somut delil kalmamıştır. Sanığın beraatine karar verilmesi için hükmün bozulması gerekirken yazılı şekilde düzelterek onanmasına dair sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.