YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11180
KARAR NO : 2021/10222
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı üzerine, asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … ve arkadaşları vekili, davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin karar vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, davacıların dava dilekçelerinde dayandıkları Mayıs 1290 tarihli ve 38 ile 58 sıra numaralı tapu kayıtlarının yerine uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, çekişmeli 1473 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile toplamda 3 hisse kabul edilmek suretiyle 1 hissesi …, 1 hissesi … ve 1 hissesi … adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve arkadaşları vekili, davacı … vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kararın, 1941 doğumlu … adlı kişi adına tebliğe çıkartıldığı, tebliğin bu hali ile doğum tarihi ile soyadı aynı olmayan kişi adına usulüne uygun bir şekilde yapılmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile davacı … hakkında verilen 01.02.2017 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek mahkemenin 10.06.2015 tarihli kararının incelenmesine geçildi:
Mahkemece, birleşen davanın davacısı … mirasçılarının dava konusu taşınmazın kök murisleri …’den murisleri …’e intikal ettiği, asıl davanın davacılarının dava konusu taşınmazı … ve mirasçılarının kullanmalarına engel olduğu ve davalı Hazine’nin dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Asıl davanın davacıları, dava konusu taşınmazın murisleri … … ve kardeşleri adına olan Mayıs 1290 tarihli ve 38 ile 58 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını ve taşınmaz üzerinde kendilerinin zilyetliklerinin bulunduğunu, birleşen davanın davacıları ise dava konusu taşınmazın muris …’ın babası …’in ölümüyle önce …’a, …’ın ölümüyle de kendilerine intikal ettiğini ve asıl davanın davacılarının taşınmazı kullanmalarına engel olduğu iddialarıyla dava açmışlardır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıların dayandıkları tapu kayıtları gayrisabit sınırlı olup miktarı itibariyle geçerlidir. Dayanılan tapu kayıtlarının miktarı toplamda 10 dönüm olup aynı zamanda dava konusu taşınmaza komşu olan 1446 ila 1473 parsel sayılı taşınmazlara revizyon görmekle, belirtilen taşınmazlarda asıl davanın davacıları tapu miktarından fazlası kadar yeri aldıklarına göre, dava konusu taşınmaz yönünden tapu kaydına değer verilemez. Ancak dosya içerisindeki belgelerden, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 4753 sayılı yasaya göre … Tevzi Komisyonu çalışmaları yapıldığı dosya kapsamından anlaşıldığı halde mahkemece bu yönden araştırma yapılmadığı gibi aşamalarda yapılan keşiflerde alınan beyanlar da dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu hakkındaki çelişkili beyanlarda giderilmemiş, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Diğer taraftan, ziraat bilirkişisinden denetime elverişli ve dava konusu taşınmazın durumunu bildirir ayrıntılı rapor alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varabilmek için çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 4753 sayılı Yasa’ya göre yapılan … Tevzi Komisyonu çalışmalarına esas belirtmelik tutanakları ve krokiler ile ilgili tüm evrak getirtilerek, … tevzi çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazın ne şekilde belirtildiği, mera kaydının olup olmadığı, belirtmelik tutanağında herhangi bir kayıt ya da belgenin esas alınıp alınmadığı belirlenmeli, esas alınan kayıtların bulunması halinde, bu kayıtlar tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek dosya ikmal edilmelidir. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşif sırasında belirtmelikte gösterilen kayıtlar uygulanmalı, buna göre taşınmazın öncesinin zilyetlik yolu ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının belirlenmesine çalışılmalı ve bu kapsamda bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli parselin öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin mera, yayla gibi özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olup olmadığı hususları maddi olaylara dayalı olarak sorulup açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanakları olan belgelerle denetlenmeli, bilirkişi ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraat mühendisleri kurulundan, taşınmazın niteliğini, … yapısını, zirai durumunu üzerinde sürdürülen zilyetliğini şeklini ve süresini, imar-ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınmalı, rapor ekinde taşınmazı değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli, bölgede … tevzi çalışması yapıldığı anlaşıldığından dava konusu edilen taşınmazların … tevzi çalışmalarında ne olarak göründüğü hususları araştırılmalı, fen bilirkişisine belirtmelik tutanağı ve dava dosyası kapsamını belirtir keşfi izlemeye elverişli çakıştırmalı harita düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Davacı … ve arkadaşları vekili, davacı … vekili ile davalı Hazine vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.