Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23 E. 2021/14600 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23
KARAR NO : 2021/14600
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; müşteki adına tahsis edilmiş internet bankacılığı üzerinden ilk olarak 5400 6391 6038 8294 nolu kredi kartına ulaşıldığı ve kartan 1.300 TL’nin müştekininin 1071- Seyrantepe … Şubesindeki … numaralı hesabına aktarıldığı, daha sonra yine internet bankacılığı uygulaması üzerinden … nolu hesaba ulaşıldığı ve hesaptan 2.280 TL tutarında sanığın 337-Dörtyol Ağzı … Şubesi … nolu kredi kartına ödeme yapıldığı, 24/08/2014 tarihinde … Bankası AŞ’nin üye iş yeri olan EKKA / … adlı firmada sanığın kredi kart plastiği ve şifresinin kullanılarak müştekinin hesabından sanığın kredi kartına yapılan ödeme tutarı olan 2.800 TL değerinde alış veriş ( poss harcaması) yapıldığı olayda; sanığın suçlamayı kabul etmeyerek olayla bir ilgisinin olmadığını, kredi kartı borcunu ödeme güçlüğü çektiğinden piyasada karta takla attırmak diye tabir edilen ödemeyi vadeye yayma işlemi yapması için kartını … isimli arkadaşına verdiğini, bil hare kartının kendisine iade edildiğini, … isimli arkadaşının … E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda olduğunu bildiğini, adres bilgilerinin buradan öğrenilebileceğini beyan ettiği, ancak mahkeme tarafından … isimli şahsın … E Tipi Ceza İnfaz Kurumundan sorulması yerine GSM operatörünün cevabi yazısı ile yetinildiği anlaşılmakla;
… Bankası A.Ş’nin 25.10.2014 tarihli yazı cevabında; havale ve kredi kartı borcunun ödenmesi işlemlerinin internet bankacılığı yoluyla müşteri kodu+parola+akıllı sms, IP no: … ile yapıldığı belirtilmesine rağmen söz konusu işlemlere ait IP numaraları tam olarak tespit edilerek, söz konusu işlemler GSM operatörü tarafından sağlanan internet hizmeti ile yapılmışsa, GSM hattı ve bu hattın kime ait olup kim tarafından kullanıldığının araştırılması, sanığın savunmasında geçen … isimli şahsın adres ve kimlik bilgilerinin … E Tipi Ceza İnfaz Kurumundan sorulması, sanık müdafiinin 10.09.2021 tarihli ek temyiz dilekçesinde de … isimli şahsın adres ve kimlik bilgilerini bildirmiş olduğu görülmekle bu bilgiler doğrultusunda da gerekli araştırmalar yapılarak bu şahsın tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurulması, müştekinin hesabından sanığa ait kredi kartına yapılan ödeme tutarından 24/08/2014 tarihinde … Bankası AŞ’nin üye iş yeri olan EKKA / … adlı firmada sanığın kredi kart plastiği ve şifresinin kullanılarak alışveriş (pos harcaması) işleminde kullanıldığı belirlenmekle söz konusu alışverişe ilişkin varsa kamera kayıtları araştırılarak aralarında bağlantı bulunup bulunmadığının tespiti, sanığın suç tarihinde kullandığı cep telefonu numaralarının suç tarihi ve saatinde, suça konu kartla işlem yapıldığı EKKA / … adlı firma yakınlarında bulunup bulunmadığının belirlenmesi için HTS kayıtlarının istenmesi, HTS kayıtları ile ilgili olarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucu tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere; müştekinin kredi kartı hesabına oluşturulan internet bankacılığı yoluyla girip banka hesabına para havale ederek ve başka bir kredi kartı hesabına para yatırmaktan ibaret eylemlerin, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK.nın 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde, TCK’nın 245/1 maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 29.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.