YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3429
KARAR NO : 2021/13076
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanık müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından, duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdur …’a yönelik eyleminin sübutu kabul edilmiş, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanık ile kız kardeşi olan mağdur arasında, mağdurun ailesinin rızasını almadan başka bir kişi ile resmi nikah olmaksızın yaşaması nedeniyle husumet bulunduğu, ailenin mağdurun Eleşkirt ilçesine gelmesini yasakladığı, ancak olay tarihinden önce mağdurun ilk evliliğinden olan oğlunun cenazesi nedeniyle Eleşkirt ilçesine geldiği, sanığın mağdurun cenazeye katılmasına engel olduğu, mağdurun yaşadığı Çorlu ilçesine döndüğü, sanığın ise mağdurun Eleşkirt ilçesine gelmesini hazmedemediği, olay günü Çorlu’ya, kardeşi tanık … ile birlikte giderek, tanık …’in mağduru telefon ile arayıp görüşmek için dışarıya çağırması üzerine bir araya geldikleri, sanığın, mağdur ile konuşacağı bahanesi ile tanıkların yanından ayrılarak yürüdükleri sırada üzerindeki bıçağı çıkartıp, mağduru karın bölgesinden bir kez yaraladığı, mağdurun bıçağı almak isterken sol el avuç içinden de yaralandığı, mağdurun umblikusun 4 cm kadar üstünde orta hatta ve karın boşluğuna girerek mide ve deudenumda lezyonlara neden olan kesici delici alet yaralanması ile hayati tehlike geçirdiği, sanığın suçta kullandığı bıçağı olay yeri yakınındaki okulun bahçesine atarak kaçtığı olayda;
Sanığın mağduru karın bölgesinden bir kez bıçaklaması, yara yerleri ve nitelikleri, ciddi bir mani hal bulunmadığı halde eylemine devam etmemesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastı kasten yaralamaya yönelik olduğu halde, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-a,e, 87/1-d, son maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
Teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 13 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.10.2021 gününde Üye …’in hükmün onanması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2020/3429 E. 2021/13076 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık … hakkında kardeşe karşı kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hükmün ONANMASI gerektiğinden bahisle katılmamaktayım.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin uyumlu içtihadına göre, gerçekleştirilen eylem kasten öldürme&kasten yaralama olarak vasıflandırılırken, failin olay öncesi ve sonrasındaki söz ve davranışları, suçta kullanılan alet ve kullanılış şekli, mağdurun vücudundaki isabet yerleri, sayısı ve harabiyetleri, eyleme son veriliş şekli birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır.
Dosya içeriğine, mağdur …’nin soruşturma evresinde hastanede, kovuşturma evresinde mahkeme huzurunda alınan uyumlu beyanlarına ve Mahkemenin kabulüne göre; mağdur …’nin 17 yıl kadar önce Eleştkirt’te bulunan resmi nikahlı eşi …’yı ve yedi çocuğunu terk ederek Çorlu’ya yerleştiği, ailesi tarafından dışlanan ve başka birisi ile gayrıresmi karı koca hayatı yaşamaya başlayan mağdura yeniden Eleşkirt’e dönmemesinin tembih edildiği, bu süre zarfında … ile evli olmasına rağmen gayrıresmi birlikte yaşadığı …’tan iki çocuğu daha olan Kadriye’ye karşı sanık … veya diğer kardeşlerinin düşmanlık beslediği ancak herhangi bir şiddet eylemine başvurulmadığı, olay gününden önce mağdurun, …’dan olma oğlu …’ın trafik kazası nedeniyle vefatı üzerine göreceği tepkiyi de göze alarak oğlunun cenazesine katılmak için Eleşkirt’e gittiği, burada sanık … ve akrabaları tarafından tehdit edilerek cenazeye ve taziyeye katılmasının engellendiği, mağdurun bu tehditlerden dolayı şikâyetçi olduğu ve Çorlu’ya döndüğü, sanık …’nin, kardeşi Kadriye’nin bir daha gelmemesi tembih edilmesine rağmen Eleşkirt’e gelmesini hazmedemediği ve mağdurla görüştüğünü bildiği kardeşi …aracılığı ile mağdurla olay günü görüşmek istediği, …’in mağduru arayarak görüşme talebinde bulunduğu, ancak yanında …’nin bulunduğunu söylemediği, mağdurun görüşmek istemese de …’in ısrarı sonucunda görüşmeyi kabule ederek yanına çocukları … ve …’i de alarak olayın meydana geldiği İstiklal İlköğretim Okulunun yakınında buluştukları, sanık …’nin ısrarla mağdur …’yi uzaklaştırmak ve tenha bir yere çekmek istediği, bu nedenle diğer kardeşi …ve yeğenleri … ile …’den ayrı bir yerde görüşmeye ikna etmeye çalıştığı, bu sırada elini mağdurun omzuna atarak kendisinden uzaklaşmasını da engellediği, sanık …’nin ”neden Eleşkirt’e geldin” diyerek yanında getirdiği mutfak bıçağını mağdurun karın bölgesini hedef gözeterek bir defa şiddetli şekilde vurduğu, mağdurun eli ile bıçağın şiddetini azaltmasına rağmen bıçağın namlusunun karın bölgesine derin bir şekilde nüfuz ettiği, mağdurun ve olay yerindeki tanıkların beyanları ile sabit olduğu üzere mağdurun bağırması ve yere çökmesi üzerine sanık …’nin paniklediği, çevredeki insanları gören …’in sanığa “sen kaybol git” demesi üzerine elindeki bıçağı atarak kaçmaya başladığı, olay yerini gösteren kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere tarafsız tanık olan Kaan ve Sezgin’in sanığı kovalamaya başladıkları, Kaan’ın “neden kadını bıçakladın” şeklinde sorması üzerine sanığın bağırarak “namus meselesi” diyerek olay yerinden uzaklaştığı, darbe nedeniyle acil hastaneye kaldırılan ve hayati tehlike geçiren mağdura genel anestezi altında laparatomi yapılarak hasar gören mide, duadenum ve damarların onarıldığı, yaşama döndürülen mağdura yeni bir eylem gerçekleştirilmemesi için koruma kararı çıkarıldığı, mağdurun beyanlarından anlaşılacağı üzere buna rağmen sanık …’nin tehditkar tavırlarını sürdürdüğü olayda;
Sanık … ve mağdur … arasında husumet bulunması, olaydan önce mağdurun tehdit edilmesi, sanık …’nin ve yanında olan …’in olaydan önceki davranışları, suçta kullanılan aletin cinsi, kullanılış şekli, hedef alınan vücut bölgesi ve vücutta oluşan harabiyet, darbenin şiddeti, sanığın eyleme son veriş şekli ve kaçarken “namus meselesi” diye bağırması birlikte dikkate alındığında sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle öldürme kastı içinde hareket ettiği açık olan sanık hakkında ölüm sonucunun gerçekleşmesi halinde nasıl kasten öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kuruluyor ise ölümün gerçekleşmediği durumlarda da kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sanık … hakkında kardeşi kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükmünün -teşebbüsün derecesinin takdirinde yapılan değerlendirmenin eleştirilmesi suretiyle- ONANMASINA karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, hükmün BOZULMASINA ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.