YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14803
KARAR NO : 2021/22040
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğne neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün açıklanmasına dair kurulan yeni hükümde, Anayasa’nın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak sadece hükmün açıklanması suretiyle, sanık hakkında gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın savunmasında; suça konu yapıyı 1997 yılında aldığını, 2003 yılında inşaatı yaptığını, 2010 yılında yalnızca sıva işlemleri yaparak herhangi bir inşai faaliyet yapmadığını, yapının köyde olması ve imar planı bulunmaması nedeni ile ruhsat alamadığını beyan etmesi, 06/04/2010 tarihli Jandarma tutanığında kaba inşaatın 2002 yılında tamamlandığı, sıva kısmının 2010 yılında yapıldığına dair tespit yapılması ve 11/03/2010 tarihli Antalya Konyaaltı Belediyesinin yazısında dava konusu yerin … köyü Konyaaltı Belediyesi sınırları içerisinde olduğunun belirtilmesi karşısında; TCK’nın 184/4. maddesinin; “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca, özel imar rejimine tabi olmayan mücavir alanda veya köy ve mezralarda, anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, suç tarihinde tapu kaydına göre Antalya/… Köyü … mevkiinde bulunan yapının belediye sınırları veya özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığının araştırılması, yapının belediye sınırları içinde ya da özel imar rejimine tabi yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise, taşınmazın bulunduğu yere dair suç tarihi ve öncesini kapsar bir şekilde yıllara göre güncellenmiş hava fotoğraflarının ilgili kuruluşlardan temin edilmesi, bulunması halinde yapıya ait elektrik ve su abonelik tarihlerinin tespit edilmesi, yapı komşuları kamu tanığı olarak dinlenerek yapının 12.10.2004 tarihinden sonra yapılıp yapılmadığı konusunda görgülerinin sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
b-Bir nolu bozmanın sonucuna göre deliller takdir edilip, eylemlerin imar kirliliğine neden olduğunun anlaşılması halinde ise, 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.