YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21664
KARAR NO : 2021/16316
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin kararın hukuka aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına, müvekkilinin Khadıja ile nişanlı olması sebebi ile mağdur ile husumetli olduğuna, kabul anlamına gelememekle amaç birliği ve özel kast olmamakla birlikte suç işlenmediğinden nitelikli hal bulunmadığına, yine silaha ilişkin delilde bulunmadığında bu nitelikli halinde oluşmadığına, hürriyeti yoksun kılma suçuna ilişkin kamera kaydı yada tanık beyanının bulunmadığına, mağdurun olaydan çok sonra şikayette bulunduğuna, kati adli tıp raporu bulunmadığına, şikayetin yapıldığı gün adli rapor alındığına, yaralanmanın olay sonrasında gerçekleşme ihtimalinin bulunduğuna, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı ile yetinildiğine, kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunda haksız tahrik uygulandığına buna karşılık yağma suçu bakımından bu indirimini yapılmadığına, asgari hadden verilen haksız tahrik indiriminin de kabul edilemeyeceğine, sanık …, müdafiinin temyiz isteminin duruşma talebinin olduğuna, yağma suçu yönünden mağdurun iddia olunan olay öncesinde müvekkiline uyuşturucu vermek suretiyle rıza dışı cinsel ilişkiye girdiğine ve bu ilişkiyi de video kaydına aldığına, bu kayıttan faydalanarak farklı zamanlarda müvekkili tehdit ettiğine, ve ayrıca 5000 TL para aldığına, bu sırada müvekkilinin tanıştığı sanık … ile nişanlandığına, mağdurun müvekkilini rahatsız etmesinden dolayı müvekkilinin sanık … ile kavga ettiklerine, olay günü müvekkilinin peşinin bırakması için buluşulduğuna, müvekkilinin yaşadıklarını anlatması üzerine diğer şahısların sinirlenerek aralarında kavga çıktığına, ayrıca müvekkilin mağdurdan alacaklı olduğunu alacak yağması hükümleri uygulanmadan TCK’nın 149 .maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin de uygulanması gerektiğine, müvekkilinin atılı suçları işlemediğine, sanık …’ın temyiz isteminin yanlış anladığını, kesinlikle cezayı kabul etmediğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, evvellce gerçekleşen cinsel saldırı ve yağma eylemleri sebebi sanıklar ile katılan arasında husumet bulunduğu olay tarihinde gece vakti sanıkların katılanı tehdit ile araca bindirmek suretiyle bir binaya götürerek etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derece yaraladıkları ve ayrıca tehdit ve cebir kullanmak suretiyle de suça konu para ve eşyaları zorla almış olmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerde sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık …, Ahmad Jad Allah müdafii ile sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 26/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.