Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/13836 E. 2021/18026 K. 28.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13836
KARAR NO : 2021/18026
KARAR TARİHİ : 28.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların, müşteki …’ın evinden çaldıkları ziynet eşyalarını, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat eden …’a sattıklarını söyleyerek, müştekiye soruşturma aşamasında iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas – 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden, suça konu ziynet eşyalarının satıldığı …’ın zararı giderilmeden sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddede düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uyarınca cezasında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, TCK’nın 142/2-h, 143, 168/1. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 3 yıl 1 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, kabule göre de etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra gerçekleştiği kabul edilerek, sanık hakkında verilen cezada 1/2 oranında indirim yapıldığı halde, uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 168/2 yerine 168/1 olarak belirtilmesi ve sanık hakkında takdiri indirim hükmü uygulanırken uygulama maddesinin TCK’nın 62/1. maddesi yerine 62/2. maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların, müşteki …’ın evinden çaldıkları ziynet eşyalarını, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat eden …’a sattıklarını söyleyerek, müştekiye soruşturma aşamasında iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas – 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden, suça konu ziynet eşyalarının satıldığı …’ın zararı giderilmeden sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddede düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uyarınca cezasında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, TCK’nın 142/2-h, 143, 168/1. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 3 yıl 1 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, kabule göre de etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra gerçekleştiği kabul edilerek, sanık hakkında verilen cezada 1/2 oranında indirim yapıldığı halde, uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 168/2 yerine 168/1 olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında takdiri indirim hükmü uygulanırken uygulama maddesinin TCK’nın 62/1. maddesi yerine 62/2. maddesi olarak gösterilmesi, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği ancak 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi gereğince ertelenen ceza bakımından belirlenen denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeyerek, en az 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 1 yıl denetim süresi belirlenmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine aykırı davranılması,TCK’nın 51/7. maddesi gereğince ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiği, yine aynı yasanın 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/1.maddesinin (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, kararın hüküm kısmından ‘TCK’nın 62/2’, ‘1 yıl denetim süresi’, ‘Sanık hakkında ceza ertelendiği için TCK’nun 53/4 maddesi delaletiyle 53/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, .’ ibarelerinin çıkarılarak yerine, ‘TCK’nın 62/1’, ‘1 yıl 8 ay denetim süresi’, ‘TCK’nın 53/1.maddesinin (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına’ karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.