YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11300
KARAR NO : 2021/12446
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
4857 sayılı İş Kanunu’na muhalefet eyleminden dolayı kabahatli … Evleri Site Yönetimi hakkında 10.179,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstanbul Çalışma Ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün 22/01/2015 tarihli ve 43422173-667-9689 sayılı idarî yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine dair İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/10/2015 tarihli ve 2015/955 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İSTANBUL Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/11/2015 tarihli ve 2015/3544 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.12.2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/12/2019 tarihli ve KYB. 2019/130085 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, iş müfettişi tarafından kabahatli şirkette yapılan denetim sonucunda, şirkette çalışan işçilerin, 4857 sayılı Kanun’un 108. maddesi uyarınca haftalık çalışma saatlerinin üzerinde çalıştırıldığının tespit edilmesi üzerine Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından kabahatli şirket hakkında idarî para cezası tesis edilmiş ise de; aynı iş müfettişinin raporuna dayanarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tesis edilen idâri para cezasının iptaline karar veren İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 31/03/2017 tarihli ve 2015/1521 esas, 2017/842 sayılı kararında da belirtildiği üzere, idarî para cezasının iş teftiş kurulu başkanlığının inceleme raporuna dayandırıldığı, incelemeyi yapan müfettişin tanık beyanlarına göre sonuca ulaştığı ancak gerek temizlik görevlilerinin gerekse güvenlik görevlilerinin ara dinlenmelerinin ve dolayısıyla fazla çalışmaları ile ilgili olarak yapılan incelemede ikişer tanık beyanına başvurulduğu, tanıklardan bir kısmının çalışma saatleri ve ara dinlenmeleri yönündeki beyanlarına itibar edildiğinde işçilerin haftalık 45 saati aşan çalışmalarının bulunmadığı, diğer bir kısmının beyanına itibar edildiğinde ise fazla çalışma yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, müfettişin çalışma süreleri açısından fazla çalışma yapıldığı sonucuna götüren tanık beyanlarına itibar ettiği, ancak bu tercihin neye istinaden yapıldığının belli olmadığı, bu durumda müfettişin tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermeden, kişisel kanaati ile sonuca ulaştığı müfettiş raporuna dayanarak tahakkuk ettirilen idarî para cezasında hukuka uygunluk olmadığı gerekçesiyle idari para cezasının iptaline karar verildiği de nazara alındığında somut olayda; Hâkimlikçe iş müfettişliği raporunda meydana gelen çelişkinin giderilmesi bakımından, anılan iş yerinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/11/2015 tarihli ve 2015/3544 değişik iş sayılı kararının CMK’nin 309/4-a maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.