YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4733
KARAR NO : 2021/12625
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmasına dair hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 04/11/2021 günü temyiz eden davalı vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki Afyonkarahisar İli, … İlçesi, … Mahallesi 665 ve 2684 parsel sayılı taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile bilirkişi heyetinin kök raporu doğrultusunda kamulaştırma bedelinin yeniden belirlenmesi yönünden hükmün düzeltilerek 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
1-) Dava konusu 2683 parsel sayılı taşınmazın, dava konusu taşınmazlardan 2684 parsel sayılı taşınmaza 10 metre mesafede olduğu dikkate alındığında, yetersiz gerekçe ile zemin metrekare birim değerinin daha düşük kabul edilmek suretiyle eksik bedele hükmedilmesi,
2-) Dava konusu 2683 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan 81,04 m²’lik kısmın yüzölçümü, geometrik durumu, bilirkişi raporundaki özelikleri ile kamulaştırma amacı nazara alındığında bu bölümün kullanılamaz hale geldiği anlaşıldığından, bu kısmın tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kamulaştırmadan kaynaklanan bir değer azalışı olmadığı kabul edilerek aza hükmedilmesi,
3-) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından tespit edilen kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesi gerekirken, faize ilişkin hüküm kurulmaması,
4-) İlk derece mahkemesinin kararında dava konusu 2683 parsel sayılı taşınmazın tamamının bedeline hükmedilerek davacı idare adına tesciline karar verildiği, istinaf mahkemesinin kararında ise bu parselde kamulaştırılan 23,57 m²’lik kısmın bedeline hükmedildiği gözetildiğinde, dava konusu 2683 parsel sayılı taşınmazda bedeline hükmedilen kısımda tescile ilişkin yeniden hüküm kurulması gerekirken, ilk derece mahkemesince verilen hükmün kesin olduğundan bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması,
5-) Davacı idarece fazla depo edilen bedel 68.907,03 TL olduğu halde, hükümde iade edilmesine karar verilen bedel toplamının 68.426,90 TL olarak gösterilmesi,
6-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
7-) Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden,
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HMK’nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.