YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2574
KARAR NO : 2021/8044
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı … Tekstil Limited Şirketi’nin, 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının, birinci haciz ihbarnamesine konu alacak ve işlemiş faiz tutarında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; 3.kişi şirketin haciz ihbarnamesine vekili aracılığıyla itiraz ettiği, vekilin beyanından 3.kişi şirket yetkilisi sanığın sorumlu tutulmasının mümkün olmaması ve İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemi haksız fiile dayanan bir tazminat olup somut olayda gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun oluşmadığı gözetildiğinde ortada haksız fiil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı alacaklı tarafın istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, 3.kişi şirketin haciz ihbarnamesine vekili aracılığıyla itiraz etmesi nedeniyle, tazminat isteminin haksız fiile dayanan bir tazminat olduğu ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun oluşmadığı ve ortada haksız fiil bulunmadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise ,her ne kadar davaya konu haciz ihbarnamesine vekil tarafından itiraz edilmiş ise de vekil tarafından yapılan itiraz ancak ceza hukuku anlamında suçun oluşumunu ve cezaların şahsiliği prensibi gereğince vekilin beyanlarından dolayı asilin cezalandırılmasını engeller. Ancak vekilin asil adına yapmış olduğu itiraz hukuki anlamda geçerli olup tazminat davası açısından asili bağlayacağı nedenle eğer şartları var ise tazminata hükmedilmesini gerektirir.
İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK’nun 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir.
Bununla birlikte, 3. kişinin İİK.nun 89. madddesi uyarınca gönderilen ve 04/11/2017 tarihinde tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesine 15/11/2017 tarihinde vekili aracılığıyla, itiraz ettiği ancak yasal süre içerisinde itirazda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İİK.nun 89/4. maddesinde öngörülen tazminat davasının şartları oluşmadığından, mahkemece yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz olup, davanın yukarıda izah edilen sebep ve gerekçelerle esastan reddi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince haksız fiil bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden, sonucu itibari ile doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : Davacı alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.