YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10137
KARAR NO : 2021/14032
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, şantaj, dolandırıcılık
…
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Yağma ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
1-Oluş ve dosya içeriğine göre; internette tanıştığı müştekiye kendisini askeri savcı olarak tanıtan sanığın, adliyede katip olarak çalışan müştekinin kilo probleminden bahsetmesi üzerine kendisine doktor ayarlayacağını söylediği, bir süre sonra müşteki adına doktora ödeme yaptığını söyleyerek müştekiden 7000 TL göndermesini istediği ve doktorun telefon numarası olduğunu söyleyerek sanık …’nun telefon numarasını verdiği, müştekinin sanık … ile görüştükten sonra bir kısım ödemeyi yaptığı, daha sonra yaptığı araştırma üzerine doktor hakkında şüpheye kapıldığı ve kalan ödemeyi yapmak istemediği, bunun üzerine sanığın yazı işleri müdürü tanık … ’i telefonla arayarak kendisini HSYK müfettişi olarak tanıttığı ve “katibinize söyleyin, borcunu ödesin” dediği, müştekinin 1.700 TL parayı daha sanığa gönderdiği, sanığın eyleminin basit yalanın ötesine geçtiği olayda, dolandırıcılık eyleminin sübut bulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması;
2-02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nun 157/1. maddesinde tanımı yapılan basit dolandırıcılık suçunun da, uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca; ”suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
./..
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
…