YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9928
KARAR NO : 2021/12750
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Kasten yaralama suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.07.2020 tarihli ve 2019/7412 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Ceyhan Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/1801 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.04.2021 tarihli ve 2021/3316 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2021 tarihli ve 2021/49858 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 12.11.2019 günü D-400 karayolu … Sofrası isimli iş yerinde meydana gelen kavgada … ve …’ın yaralandıkları, müşteki …’ın ifadesinde beş kişi tarafından darp edildiğini, …’un olay yerinde olduğunu, karanlık sebebiyle diğer şahısların eşkalini alamadığını ancak şahısların babamızı dövdünüz dediğini duymasından dolayı bu şahısların …’un çocukları olduğunu beyan ettiği, diğer mağdurun da eşkal bilgisi veremediği ancak babamızı dövdünüz sözlerini teyit ettiği, olayın bir kısmını gören tanık …’ın …’ı 3 kişinin darp ettiğini beyan ettiği, HTS kayıtlarında da …’un olay yerinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği cihetle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın adı geçen şüpheli yönünden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 160/1. maddesinde; “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.”
CMK’nin 160/2. maddesinde; “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.”
CMK’nin 170/2. maddesinde; “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.”
CMK’nin 172/1. maddesinde “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Buna göre, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Böylece, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nin 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir.
İncelenen dosyada; kasten yaralama suçundan şüpheli … hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin olay yerinde olduğunu gösteren telefon sinyal bilgilerine ait kayıtlar ile müştekilerin beyanlarına göre şüphelinin olay yerinde olup müştekilerden …’a vurduğunun bildirilmesine göre şüpheli Murat hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve bu karara yönelik vaki itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemişter.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; şüpheli … hakkındaki Ceyhan Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/1801 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.