YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8003
KARAR NO : 2021/12493
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanıklar hakkında; Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2013 gün 2012/389 Esas ve 2013/378 Karar sayılı kararıyla katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 62, 53, 63. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafileri, katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 04.11.2015 gün 2015/859 Esas ve 2015/5283 Karar sayılı kararıyla ” sanıklar hakkında TCK 35. maddesi uyarınca makul bir ceza verilmesi yerine, yazılı şekilde 9 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayin edildiği” gerekçesi ile bozulduğu, bozma üzerine Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2013 gün 2012/389 Esas ve 2013/378 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında katılanı öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 62, 53, 63. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği , hükmün sanıklar müdafiileri, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2021 gün 2018/4055 Esas 2021/348 Karar sayılı kararıyla “Mahkeme tarafından beyanına itibar edilen katılanın suç tarihinde gece vakti saat 01:00 sıralarında aracına bindiği sırada hem sağ taraftan hemde sol ../..
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
taraftan kendisine doğru 10-15 kez ateş edildiğini ve bir adet merminin sol karın boşluğuna isabet ettiğini, ateş edenlerin her iki sanık olduğunu gördüğünü beyan ettiği, katılanın beyanlarının doğruluğunun tespitine yönelik olarak olay mahallinde, olay koşullarına ve saatine uygun zamanda olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, katılana ait araçtaki isabet noktaları, olay yerinde bulunan kovanların konumu ve aradaki mesafe ölçümleri, katılandaki yaralanmanın niteliği dikkate alınarak uzman bilirkişi marifetiyle uygulanmak suretiyle katılan ve sanıkların hazır edilerek ateş edenlerin bulundukları yerlerin tespiti, karanlıkta ve panik halinde katılanın, sağ ve sol taraftan ateş edenleri görmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının denetimine olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılması,sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme yapıldığı” gerekçesi ile oy çokluğu ile bozulduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.04.2021 tarihinde
“Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinden yaklaşık bir yıl önce sanıkların mağdurun işlettiği müzikhole giderek eğlendikleri sırada sanıklar ile mağdur ve yakınları arasında kavga çıktığı, bu olay nedeniyle sanıkların mağdura karşı husumet besledikleri, olay günü saat 01.00 sıralarında evinden çıkan mağdurun sokakta park halinde bulunan aracına bindiği, mağdurun aracını hareket ettireceği sırada sanıklardan her birinin aracın sağ ve sol yönlerinden ayrı ayrı silahlarla toplamda 9 el ateş ettikleri, aracının içerisinde bulunan mağdurun sağ batın bölgesine isabet eden bir adet ateşli silah mermi çekirdeğinin, batın bölgesinden girip, sağ iliak’ta hayati fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına ve hayati tehlike geçirmesine neden olduğu, diğer ateşli silah mermi çekirdeklerinin ise aracın kapılarına ve koltuk sırt kısmına isabet ettiği anlaşılan olayda;
Yüksek Daireniz ile Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık, mevcut dosya kapsamı ile mahkumiyet kararı verilip verilemeyeceği ve kovuşturmada eksik inceleme bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Mağdur olaydan sonra saat 02.30’da alınan kolluk ifadesinde, “Saat 01.00 sıralarında evden çıkıp aracına bindiği sırada hem sağ hem de sol tarafından 10-15 el ateş edildiğini, sağ karın boşluğundan yaralandığını, silahla ateş eden iki kişinin bir yıl önce işyerine gelerek kendisini ve müşterilerini rahatsız eden ve o günden beri kırgın olduğu … ve … adlı şahıslar olduğunu ayrıca yanlarında iki kişi daha bulunduğunu ancak onları tanımadığını” beyanla, Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde, “gece karanlığından dolayı bu şahısların ateş ettiğini zannederek o şekilde ifade verdiğini, bu şahıslardan şikayetçi olmadığını” beyan etmiş, duruşmada alınan ifadesinde ise; kolulk beyanı ile aynı yönde beyanda bulunarak 4-5 metre mesafeden, sağ taraftan Muhammet … ../..
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Çiçek’in sol taraftan ise … tarafından ateş edildiğini, arabanın bulunduğu yerin, sokak lambası ve arabaya binerken arabanın otomatik ışığı sayesinde aydınlık olduğunu, sanıkların daha sonra koşarak ileride sağda bekleyen bir jeep’e binerek uzaklaştıklarını, korktuğu için savcılıkta vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Sanıklar aşamalarda, mağdurun işyerinde 1 yıl önce meydana gelen bir kavga olayına karıştıkları hususunun doğru olduğunu, ancak bu olaya ilişkin olarak suçlamaları kabul etmediklerini, mağduru yaralamadıklarını, olay yerinde bulunmadıkları beyan etmişlerdir.
16/09/2012 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, olay yerinde 6 adet 7,65 mm. 3 adet 9 mm. çapında boş mermi kovanı ile 1 adet deforme mermi gömleği bulunmuş, 19/09/2012 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı Expertiz raporuna göre, boş kovanların 6 + 3 olmak üzere iki ayrı tabancadan atıldıkları belirlenmiştir.
Mağdura ait doktor raporuna göre, yaralanmanın batına nafiz ve sağ ililak kanat fraktürüne neden olduğu, çıkış deliğinin bulunmadığı, 2. derece kemik kırığına ve hayati tehlikeye neden olduğu anlaşılmıştır.
Bakırköy 15. Asliye ceza Mahkemesinin 11/12/2012 tarihli kararı ile, sanık … hakkında 17/07/2011 tarihinde gece saat 23.00 sıralarında, mağdura ait iş yerine doğru silahla 4 -5 el ateş ettiği iddiasıyla, 6136 Sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasında, mağdurun, duruşmada “sanığın eyleme gerçekleştirmediğini öğrendim” şeklinde beyanda bulunduğu ve atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; atılı suçu sanıkların işlediklerine dair aleyhlerine mağdurun kolluk ve duruşmadaki beyanları dışında başkaca herhangi bir beyan veya delil bulunmamakta ise de; ceza yargılaması uygulamasında, olaydan hemen sonra alınan beyanların diğer deliller ile uyumlu olmaları halinde hükme esas alınabileceği kabul edilmektedir.
Somut olayda, mağdurun kolluk ifadesinde yer alan, maddi olayın gerçekleşme şekline ilişkin beyanlarının, olay yeri inceleme raporu, expertiz, raporu ve mağdura ait doktor raporu gibi teknik delillerle doğrulanmış olduğu ve bu beyanlarını duruşma aşamasında davaya katılmak suretiyle de tekrar ettiği anlaşılmıştır.
Mağdurun sanıklara suç isnad etmesi için bir nedeni bulunmadığı gibi olaydan bir yıl önce gerçekleşen kavga olayı nedeniyle sanıklar ile arasında husumet bulunduğu da nazara alındığında, kendisine ateş edenlerin sanıklar olduğuna ilişkin beyanlarının da doğru olduğunun kabulü gerekir.
Olay gece 01.00 de gerçekleşmiş olup, olay anında olay mahallinde mevcut ../..
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
ışık kaynakları veya mahallin aydınlık olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılmamıştır. Olay tarihi olan 16/09/2012 tarihinde bu güne kadar geçen süre göz önüne alındığında, bundan sonra olay anındaki ışık durumunu bire bir sağlamanın mümkün olmadığı gibi mağdurun beyanlarının doğruluğununu tespitine yönelik olarak yapılacak keşfin olayın aydınlanmasına daha fazla bir katkı sunmayacağı, zira dosya kapsamında mevcut deliller ile mağdurun doğru kabul edilen beyanları nazara alındığında, sanıklara atılı suçun sübutu konusunda bir tereddüt bulunmadığı ve yerel mahkemenin dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle vermiş olduğu mahkumiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
Yüksek Dairenizin, sanıklar … ve …’in kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan mahkumiyetlerine ilişkin yerel mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin kararına karşı itiraz yoluna başvurulması gerekmiştir. “
Gerekçe gösterilerek itirazda bulunulduğu,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.07.2012 gün ve 2012/280, 2012/928 sayılı kararı ile 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasanın 99. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nun 308.maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle 5320 sayılı yasaya eklenen geçiçi 5.madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
Dosya incelendi,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE Dairemizin 26.01.2021 gün 2018/4055 Esas 2021/348 Karar sayılı ” Bozma” kararının KALDIRILMASINA karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur;
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler sanık … müdafii, sanık … … müdafii, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebeb olarak haksız tahrik nedenleri bulunmadığı ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemedeki eksik inceleme yapıldığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sübuta, suç vasfına,
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemedeki eksik inceleme yapıldığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sübuta, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan vekilinin teşdide, takdiri indirim nedenleri bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA, 20/09/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.