YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14775
KARAR NO : 2021/16958
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 168/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2013 tarihli ve 2013/420 esas, 2013/645 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/03/2021 gün ve 94660652-105-02-8257-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2021 gün ve 2021/43527 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanık …’in benzer eylemlerine ilişkin olarak başka dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin verilen kararın bozulmasına ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02/07/2018 tarihli ve 2018/2948 esas, 2018/8296 karar sayılı ilamında, “Sanığın, suça konu iş yerlerine saat 16:30 ile saat 17:10 arasında gidip kasiyerlerin yorgunluklarından faydalanarak yaptığı düşük bedelli mal alımlarını 100 TL vererek ödemek istediği, akabinde para üstü vermeye çalışan kasiyere bozuk parası olduğunu söyleyerek verdiği 100 TL parayı geri aldığı ve sonrasında bozuk parasının ücreti ödemeye yetmediğini söyleyip 100 TL göstererek ve geri aldığı bu 100 TL’yi daha önce kasiyere verdiğine kasiyerleri inandırarak paranın iki adet 50 TL yapılmasını ve aldığı ürünün bedelinin de bu 50 TL’lerden biriyle alınmasını isteyip aslında geri aldığı 100 TL’den düşürtüp kalanını da para üstü olarak almak suretiyle her bir kasiyerden ayrı ayrı menfaat elde etmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın hileli davranışlarda bulunarak yarar sağladığı, bu nedenle eylemlerinin…uzlaşma kapsamına giren ve 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden…” şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamında bulunan, 10/06/2013 tarihli CD çözüm tutanağı ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın düşük bedelli ürünü sipariş ettikten sonra, mağdur satış elamanına bozuğunun olmadığını söyleyerek bozması için 100,00 Türk lirası verdiği, mağdurun kasada bozuk bulunmaması üzerine parayı sanığa iade etmesine rağmen, sanığın iş yerindeki yoğunluk ve satış elamanı mağdurun dalgınlığından faydalanmak suretiyle, evvelce bozdurmak için verdiği 100,00 Türk lirasını geri almadığına mağdur satış elamanını inandırarak, 100,00 Türk lirası karşılığı bozuk parayı alıp, menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın hileli davranışlarda bulunarak yarar sağladığı ve eyleminin anılan Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece, sanık …’in yokluğunda verilen kararın, sanığın savunmasında bildirmiş olduğu ve bilinen son adresi olan “Ayvansaray Mah. Pazarcık Sk. No:4/1 Fatih/İstanbul” adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligatın aynı çatı altında yaşadığı belirtilen eşi Selma Şendil imzasına 10.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği; ancak UYAP kayıtlarının tetkikinde 10.01.2014 tarihinde sanığın Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olduğunun anlaşılması karşısında, yapılan tebliğ işlemi bu nedenle geçersiz olduğundan kararın henüz kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, 06.12.2013 tarihli mahkumiyet kararı usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (AFYONKARAHİSAR) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2013 tarihli ve 2013/420 E., 2013/645 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.