Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/11593 E. 2021/13606 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11593
KARAR NO : 2021/13606
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten basit yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/741 Esas, 2017/1006 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03.06.2021 tarihli ve 2021/18270 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/79111 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/2. maddesindeki “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki ve anılan Kanun’un 195/1. maddesindeki “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki düzenlemelerde belirtilen istisnai durumlar dışında sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında, Mahkemesince kovuşturma aşamasında sanığın savunmasına başvurulmadığı ve söz konusu düzenlemelerde yer alan durumlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinde yer alan; “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir” şeklindeki düzenleme ile haksız tahrikin ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak hüküm altına alınmış olduğu cihetle, tarafların savunmaları ve Mahkemenin kabulüne göre kira meselesi yüzünden çıkan tartışmada tarafların

karşılıklı olarak birbirlerine hakaret etmeleri üzerine, müşteki sanık Gülsüm Gümüş’ün dışarı çıkıp yolda yürüdüğü sırada sanığın arkadan gelerek müştekinin saçını çekip yüzüne tokat atması şeklinde gerçekleşen olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre, sanık … lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK’nin 191. maddesinde duruşmaya başlanmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl icra edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiş, CMK’nin 193/1. maddesinde ise, kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. Kanunun ayrık tuttuğu hallere ise 5271 sayılı Kanun’un 193/2 ve 195. maddelerinde yer verilmiştir.
CMK’nin 195. maddesindeki düzenlemeye göre, suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmesi halinde, sanık gelmese de duruşma yapılabilecektir, ancak maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, suçun yaptırımın adli para cezası veya müsadereden ibaret bulunması, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.
CMK’nin 193/2. maddesinde ise, “sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; sanık … hakkında kasten basit yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilen yargılama sırasında savunmasının alınmadığı anlaşılmıştır. Sanığın isnat edilen suçtan mahkemece sorgusu yapılıp, savunması alınmadan, mahkumiyet hükmü kurulması isabetsizdir.
Bununla birlikte; sanık ile katılanın karşılıklı birbirlerine hakaret ettikleri kabul edildiğine göre, sanığın savunmasının alınmasından sonra sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması da gerekir.
Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden sanık … hakkında kasten basit yaralama suçundan … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/741 Esas, 2017/1006 Karar sayılı

kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.