YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11492
KARAR NO : 2021/10686
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, müdahil davacıların davasının reddine, davacı Hazine’nin davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … İli Merkez İlçe Alan Mahallesi çalışma alanında bulunan 338 ada 1 parsel sayılı 1987.62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı Hazine tarafından, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ve sonrasında görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine devredilen tescil davası, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek ve “Tespite esas alınan tapu kaydının tüm maliklerinin davaya katılımının ve taraf teşkilinin sağlanması” gereğine değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, temyize konu davacı Hazine’nin davasının kabulüne, çekişmeli 338 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazine adına tesciline ve tutanağın malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; kadastro sırasında dava konusu taşınmaza uygulanan 02.09.1972 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının iktisap sütünunda, kayıt maliklerinden …’un mirasçıları … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.02.1972 tarihli ve 1971/12 Esas, 1972/34 Karar sayılı veraset ilamına istinaden tek tek sayılmış olup, bunlardan …, …, …, … ve …’ın mirasçıları davaya dahil edilmiş ise de, …’un çocuklarından ölü … ile kızı …’dan olma torunları olduğu belirtilen ölü …’nın adları açıkça sayılan mirasçıları davaya dahil edilmediği gibi, kayıt maliki …’un nüfus kaydında görünmeyen bu kişilerin kim olduğu da araştırılmamıştır. Bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/12 Esas ve 1972/34 Karar sayılı veraset dosyası mahkemesinden getirtilerek bu dosyadan da faydalanmak suretiyle, tapu kaydında …’un çocuğu …’nin mirasçıları olduğu belirtilen ……’in nüfus ve adres bilgileri araştırılmalı, bu kişilerinde yöntemince davaya katılımları sağlanarak savunma ve delilleri sorulmalı, bildirildikleri takdirde toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.