Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/29601 E. 2021/22115 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29601
KARAR NO : 2021/22115
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, her ne kadar yüzüne karşı verilen hüküm katılan vekili tarafından 03/11/2017 tarihinde bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra temyiz edilmişse de; Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin “15 gün” olarak yanıltıcı şekilde gösterilmesi nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Gerekçeli karar başlığında, 19/04/2013 olan suç tarihinin 25/04/2013 olarak yanlış yazılması,
2) Sanık …’ın bozma sonrası bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması amacıyla çıkarılan duruşma davetiyesinin, MERNİS ve mahkemeye bildirdiği adresi aynı olması nedeniyle, öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeksizin doğrudan 2. fıkra uyarınca yapılan tebligat usulsüz olduğundan, sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yokluğunda duruşmaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) 25/04/2013 tarihli mesaj tespit tutanağında, sanığın katılana gönderdiği mahkemece kabul edilen sözlerle; bu tarihten iki gün sonra 21/04/2013 tarihinde sanığın katılana “sabah ben savcılığa bir daha şikayet edeceğim Hakan’ın adını da vereceğim tefecisiniz ikiniz de” şeklindeki mesaj ile birlikte düşünüldüğünde sanığın kabul edilen sözlerinin yasal şikayet hakkı kapsamında kalıp kalmadığı tartışılıp değerlendirilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
4) Kabule göre de;
a) Adli sicil kaydında yer alan ilamda hapis cezası bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58/3. maddesine göre, yüklenen suç için öngörülen seçimlik cezalardan zorunlu olarak seçilen hapis cezasının, yeniden adli para cezasına çevrilmesi suretiyle, TCK’nın 50/2 ve 58/3. maddelerine aykırı davranılması,
b) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (4-a) nolu bozma yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.