Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/3539 E. 2021/25179 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3539
KARAR NO : 2021/25179
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanıklara yükletilen tehdit ile sanık …’a yükletilen mağdur …’a ve katılan …’a yönelik kasten yaralama eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yükletilen tehdit ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanıklara yükletilen mağdur …’a (Karaçam) yönelik kasten yaralama eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda, sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri, mağdur …’ın (Karaçam) kovuşturma evresinde sanıkların kendisine yönelik herhangi bir eylemlerinin bulunmadığını, kendisini döven kişilerin sanıklardan başka kişiler olduğunu, soruşturma aşamasında Emniyet müdürlüğünde alınan beyanında ise tanımadığı kişilerin araçla önlerini keserek araçtan inen ve eşgallerini belirttiği üç kişinin kendisini dövdüğünü, kavga sırasında içlerinden birinin adının … olduğunu öğrendiğini beyan etmesi, … Savcılığında ise iddianame kapsamı ile aynı doğrultuda beyanda bulunması, olayın meydana geldiği yere ait olan ve dosya kapsamında 31/03/2014 tarihli tutanak ile çözümlemesi yapılan kamera kayıtlarında ise mağduru sadece temyiz dışı sanık …’nın dövdüğü, sanıklar …’ın ve …’in mağdura yönelik herhangi bir kasten yaralama eyleminin görüntülerde bulunmaması, iddia edilen kasten yaralama eylemini doğrulayan herhangi bir tanık beyanının bulunmaması karşısında, mahkemece mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanlarının ne suretle sanıkların savunmalarına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ,
Kanuna aykırı ve sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.