Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9967 E. 2021/12430 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9967
KARAR NO : 2021/12430
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Basit yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ulubey Sulh Ceza Mahkemesinin 21.12.2011 tarihli ve 2011/50 Esas, 2011/163 Karar sayılı kararının 06.02.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde 19.07.2012 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine, yapılan yargılama sonucunda hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a-e, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2020/553 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.04.2021 tarihli ve 2021/4080 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2021 tarihli ve 2021/46839 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 19.10.2011 gününden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 02.02.2021 tarihine kadar geçen 9 yıl 3 ay 13 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.02.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 18.07.2012 tarihleri arasında geçen 5 ay 12 günlük durma süresi de çıkarıldığında 8 yıl 10 ay 1 gün geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesindeisabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı suçu 22.08.2010 tarihinde işlediği, 19.10.2011 günü mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 21.12.2011 tarihinde verilip 06.02.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın18.07.2012tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen sanığın savunmasının alındığı 19.10.2011 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 06.02.2012 ilâ 18.07.2012 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 18.07.2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 19.10.2011 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 02.02.2021 tarihine kadar 31.03.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten yaralama suçundan … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2020/553 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.