YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11133
KARAR NO : 2021/22948
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine gore dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerin temyizinde;
Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini birden fazla görevliye yönelik olarak gerçekleştirmesine karşın, hakkında TCK’nın 43/2. maddesi uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması biçiminde sair yönleri usul ve Kanun’a uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan ilama konu suçun, çocuk yaşta işlenmesi nedeniyle TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2- Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK’nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit, TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme, TCK’nın 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve aynı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçları ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak sanığın tehdit, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından beraat etmesi ve mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına girmesi karşısında, sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarına ilişkin 6763 sayılı Kanunda belirtilen prosedüre uygun şekilde uzlaştırma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.