YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9911
KARAR NO : 2021/12405
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
Basit yaralama ve kötü muamele suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 232/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para ve 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.07.2010 tarihli ve 2010/900 Esas, 2010/1562 Karar sayılı kararının 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23.05.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın beraatine ilişkin … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2013 tarihli ve 2013/340 Esas, 2013/522 Karar sayılı kararının, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.06.2015 tarihli ve 2015/7482 Esas, 2015/22754 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 232/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para ve 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/726 Esas, 2015/852 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 23.03.2021 tarihli ve 2020/20567 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2021 tarihli ve 2021/42908 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın beraatine ilişkin kararın, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.06.2015 tarihli ilâmı ile, “…mahkemenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi hükmü gereğince, önceki mahkumiyet hükümlerini aynen açıklayıp, CMK’nin 232. maddesi uyarınca mahkumiyet hükümleri kurması yerine hem açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına hem de yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın, CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi suretiyle çelişkiye…” düşüldüğü gerekçesiyle bozulmasını takiben yapılan yargılama sonunda, kısa kararda sanığın mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle hükmün aynen açıklanmasına karşın, gerekçeli kararın hüküm kısmında
açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği belirtildikten sonra, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesine aykırı olarak yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde ve bu suretle hükmün esasını teşkil eden kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmında çelişki oluşturulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezasına, 5237 sayılı TCK’nin 232/1, 62. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği halde, gerekçeli kararın hüküm kısmında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığının belirtilmesi suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişkiye neden olunmasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/726 Esas, 2015/852 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.