Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9642 E. 2021/13466 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9642
KARAR NO : 2021/13466
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında mağdur …’e yönelik tehdit suçundan kurulan hüküm bakımından 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmiş olmasına göre, bu cezanın 5237 sayılı TCK’nin 50/2. maddesi uyarınca yeniden adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in …’a karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun subutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği tayin edilmiş, verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin ölüm sonucunun sanığın eylemi nedeniyle gerçekleşmediğine, sanığın eylemi ile ölüm arasında bağlantı bulunmadığına, katılan vekilinin sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine;
a)Eve alkollü bir şekilde gelen sanık …’in eşi Yeşim’den suç tarihinde sekiz aylık olan oğlu …’yi ağladığı için susturmasını istediği, Yeşim’in …’yi susturamaması üzerine sinirlenen sanık …’in oğlu …’ye tekme attığı, atılan tekme nedeniyle başını duvura çarpan …’nin başında oksipital kemik solunda 5 cm boyunda vertikal uzanan kırık hattı oluştuğu, …’nin oluşan yaralanma nedeniyle tedavi görmesine rağmen hayatını kaybettiği, ölümün “bebeğin maruz kaldığı travma nedeniyle” gerçekleştiğinin Adli Tıp Raporu ile sabit olduğu olayda, sanığın eylemini suç tarihinde sekiz aylık olan beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan oğluna karşı gerçekleştirmiş olduğu dikkate alınarak TCK’nin 86/3-a maddesi ile birlikte TCK’nin 86/3-b maddesinin de uygulanma şartlarının oluştuğunun gözetilmemesi, sübut bulan suçun iki nitelikli halinin şartlarının oluşması, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ile TCK’nin 61. maddesinde düzenlenen ölçütler dikkate alınarak suç tarihi itibariyle 12 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 87/4-2. cümlesi gereğince cezanın makul düzeyde (14 yıl) belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı şekilde cezanın alt sınıra yakın belirlenmesi suretiyle ve bozma ilamına uyulmasına karar verildiği hâlde, bozma ilamını etkisiz bırakacak şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddesinin “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren ve kamu davasına katılan … Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.