Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/4667 E. 2021/20222 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4667
KARAR NO : 2021/20222
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın, anılan Kanun’un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62/1 ve 52/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tâbi tutulmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 02/07/2010 tarihli ve 2009/378 esas, 2010/438 sayılı kararının 19/07/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 20/11/2010 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle yapılan ihbar üzerine hükmün açıklanması ile 6136 sayılı Kanun’un 15/1 ve 5237 sayılı Kanun’un 31/3, 62/1 ve 52/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 13/05/2016 tarihli ve 2015/1318 esas, 2016/676 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi kapsamında işlenen suçun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu ancak 5237 sayılı Kanun’un 66/1 ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 21/05/2010 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19/07/2010 ile yeni suçun işlendiği 20/11/2010 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 13/05/2016 tarihine kadar kesintisiz işleyerek tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22/06/2020 gün ve 2020/4711 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/06/2020 gün ve KYB/2020-54872 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında yalnızca 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş ise de; kasten yaralama suçundan
kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; kayden 13.07.1991 doğumlu olup suç tarihi olan 05.12.2008 tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirlenen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 4 ay 4 günlük durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra aynı Yasanın 67/2-a maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 21.05.2010 tarihinden 13.05.2016 olan hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı olup kasten yaralama suçuna yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, sonucuna göre diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 03.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.