YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3740
KARAR NO : 2021/19053
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların, sadece kendileri hakkında kurulan hükümleri temyiz ettikleri belirlenerek yapılan incelemede;
1-) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan tayin edilen adli para cezasının nevine ve miktarına göre hükmün, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık …’ün kasten yaralama ve katılan sanık …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinde, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin katılan sanık … lehine 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-) Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
a) Sanık …’ın, temyiz dışı sanık … ile birlikte katılan …’ü araca bindirdikten sonra, arkadaşı olan …’un katılanı bırakmaları için bağırmaya başladığı sırada sanıkların, katılanı araçta bırakıp …’a yönelmeleri üzerine katılan sanık …’un araçtan inip kaçtığı olayda, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık …’ın, temyiz dışı sanık … ile birlikte araçtan inip kendilerine küfrettiğini iddia ettikleri katılan …’e sopa ve bıçaklarla saldırarak iteklemek suretiyle araca bindirdikleri olayda, sanığın eylemini cebir kullanarak gerçekleştirmesi nedeniyle TCK.nın 109/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek TCK.nın 109/1. maddesi gereğince uygulama yapılması,
c) Sanık …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; katılan sanık …’ün kasten yaralama eylemlerinde, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin katılan sanık … lehine 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, katılan sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince, katılan sanık …’ın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 14.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.