Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/3928 E. 2021/18632 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3928
KARAR NO : 2021/18632
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, katılanın beyanları, sanık savunmaları, tanık anlatımı, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; mağdur … ile sanık … Kubatoğlu’nun birbirlerini uzun süreden beri tanıdıkları, birlikte ticari iş yaptıkları, ortak olarak işlettikleri tekstil atölyesine makine aldıkları, 3 ay birlikte çalıştıktan sonra katılanın ortaklıktan ayrıldığı, sanığın katılandan alacaklı olduğu, katılanın borucunu ödememesi nedeniyle sanık …’a ait taşınmazların haczedildiği, olay günü katılanın İstanbul iline döndüğünü öğrenen sanıklar …, … ve …’nun sabah saat 07.00 civarı evden ekmek almak için çıkan katılanın önünde araçla durdukları, sanıkların ısrarı üzerine katılanın araca bindiği, birlikte Ümraniye semtine doğru gittikleri, bu sırada katılan …’ın eşi …’ı telefonla aradığında “beni kaçırdılar nerede olduğumu bilmiyorum” demesi üzerine 155’i arayarak polise ihbarda bulunduğu, araçta iken katılanın evine gitmek istemesine rağmen açık adresini bilmediği bir eve götürüldüğü, bu eve sanık …’ın da geldiği, hep birlikte bu evden geldikleri araç ile ayrılarak Avcılar semtinde bulunan başka bir eve gittikleri, bu evin sahibinin sanık … olduğu ve evde sanıklar … ile …’nun arkadaşı olan sanık …’ün de bulunduğu, katılanın, sanıkların tutum ve davranışlarından bu evden istese de çıkamayacağını anlaması üzerine evden ayrılamadığı, aynı gün gece geç saatlerde eve sanık … ‘in geldiği, katılanın bu süreçte adı geçen sanıklarla mütemadiyen alacak verecek meselesi üzerine konuştukları, 04.04.2012 günü yine sanıklar … ve … ile …’ın üzerine olan evin satışı hakkında konuştukları, katılanın eve ait tapuyu sanık …’e emlakçıya götürmesi için verdiği, 05.04.2012 tarihinde ise sanıklar …, …, … ve … ile katılanın, Avcılar semtindeki evden Üsküdar semtindeki bir başka eve gitmek için yola çıktıkları, Üsküdar’a geldiklerinde kolluk kuvvetlerinin teknik takibi sonucu sanıkların yakalandığı, sanık …’ndan 1 adet 7,65’lik tabanca ile buna ait şarjörden 4 adet dolu fişek ile borçlusunun katılan …’ın olduğu 2 adet 12.000 TL ve 10.000 TL borç miktarlı senet ele geçirildiği, katılan …’ın eşi …’ın şikayeti üzerine 04.04.2012 tarihinde Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınan 2012/320 değişik iş numaralı karar uyarınca sanıkların kullandıkları gsm hatlarının dinlenilmesine ve kayda alınmasına karar verildiği, dosya kapsamında yer alan iletişimin tespiti tutanaklarından; sanık …’nun 04.04.2012 tarihinde saat 19.42’de dosyada ifadesine başvurulmamış ancak tutanaklardan emlakçı olduğu anlaşılan … isimli şahıs ile yaptığı görüşmede “…yanımda … yanımda şimdi yanımda duruyor… bizim Mustafayla el sıkıştık, kavga ettik el sıkıştık önemli olan dostluktu, zaten olması gereken de bizlere yakışanda buydu, yani koskaca adamlar alakasız şeyler yapıyoruz ben yaptığımdan utandım o da yaptığından utandı yani aslında birbirimizin yüzüne bakarken utanıyoruz…” dediği, sanık … ile … arasında 04.04.2012 saat 21.52 de geçen konuşmalarda, …’ın sanık …’a hitaben “ben çok sıkıntıdayım … abi bu adamlar ufak adamlar değil benm kapılarımı kapatır… he sen beni kendi yerine koy … abi ona göre bitir abi şu işi yarın vallahi ben mahvoldum” dediği, sanık … ile tanık …’ın 05.04.2012 tarihinde saat 10.26’da yaptığı konuşmalarda, sanık …’ın “…trafiği ayarlayın konuşun abi benim dairenin ruhsatını da benim paramı verin demiyorum o şey var ya onun yanında kalkmış diyo ki adam kaçırmışsınız da bilmem ne ya sen kimsin dedim ya… bi adam çıktı orda … mudur … mudur ondan sonra şey kaynıymış galiba doğru mu” dediği, yine tarafların aynı gün saat 11.33’te yaptıkları konuşmalarda, tanık …’in satışına karar verilen evin tapusunu katılanın üzerine geçirmek üzere buluşmak istediği ancak sanık …’ın tanık …’e “öyle olmaz … gitmiş bizi şikayet etmiş bu şekilde biz …’yla oraya gelemeyiz” dediği, sanık …’nun telefonundan katılan … ile eşi …’ın 05.04.2012 tarihli saat 09.40’ta yaptığı telefon görüşmesinde, katılan …’ın eşi …’ya “bak beni görmeden hiç biriniz de birbirinizi görmeyiz bak bundan sonra sana ben açık ve net söylüyom kimse birbirini görmez” “bak 100 bin lira borç 60 bin liraya indi inmek zorunda kaldı çünkü iş değişti bu ikinci bir daire yani önceki parayı veremediğimiz için ikinci krediyi bunlar hazırlamış” dediği, yine aynı konuşma kaydında sanık …’nun katılanın eşi …’ın yanında bulunan akrabası … ile geçen konuşmasında “yok ben seni dinlemiyom kardeş yoldan adam kaçırıp da böyle şey edip de ben kimseyi dinlemem” dediği, sanık …’ın ise …’ya “…’nın bir kılına zarar gelmeyecek ama benim hesabıma 60 bin lira bugün para yatacak” “…’nın bir kılına zarar gelmeyecek aha ….’yınan beraber aha burada biz çay içiyoruz hiç bişi yapmıyoruz …’ya” dediği, ayrıca yine dosya kapsamında yer alan, katılan … hakkında düzenlenen 28.07.2011 tarihli İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu’nda organik kişilik bozukluğu olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 37/1 delaletiyle 109/2, 109/3-a-b maddeleri, sanık … hakkında TCK 37/1 delaletiyle 109/2, 109/3-a-b, 29/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Ceza Genel Kurulu’nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, tehdit eylemi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup birlikte değerlendirilmesi gerekirken fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek, aynı fiilden dolayı iki ayrı beraat kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununun 225/1. maddesine aykırıdır. Katılan …’ın sanıklar tarafından tehdit ile yaklaşık 3 gün boyunca alıkonulması şeklinde gerçekleşen eyleminin, kül halinde 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a-b maddelerinde yer alan suçu oluşturduğu, silahla tehditin suçun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nın 109/2,3-a-b maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı ve katılanlar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.