YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15378
KARAR NO : 2021/16961
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
Kamu malına zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a ve 31/3. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli ve 2013/109 esas, 2014/394 sayılı kararının 05/06/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 22/09/2014 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 31/3 ve 50/1-a maddeleri gereğince 4.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 11/12/2020 tarihli ve 2020/319 esas, 2020/410 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/04/2021 gün ve 5632/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2021 gün ve 2021/58881 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a maddesi kapsamında işlenen kamu malına zarar verme suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu ancak 5237 sayılı Kanun’un 66/1 ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 19/12/2013 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05/06/2014 ile yeni suçun işlendiği 22/09/2014 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 11/12/2020 tarihine kadar kesintisiz işleyerek tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesi yerine yargılamaya devamla suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılan Adalet Bakanlığı’nın, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, suçtan zarar görenin, suça sürüklenen çocuk … hakkında açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığı anlaşılmakla; yokluğunda hüküm verilen suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı’na aynı Kanun’un 35/2. maddesi uyarınca hükmün tebliğinin gerektiği, bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, 11.12.2020 tarihli mahkumiyet kararı usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (İSTANBUL ANADOLU) 1. Çocuk Mahkemesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2020/319 E., 2020/410 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.