Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/4786 E. 2021/4662 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4786
KARAR NO : 2021/4662
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No : 2018/1152-2019/1918
İlk Derece Mahkemesi : Bakırköy 2. İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın fer’i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, davacı, davalı işverene ait işyerinde 2013/Mart – 22.02.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiş, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 16/09/2013-31/12/2013 tarihleri arasında 104 gün, günlük 34,05 TL ücretle; 01/01/2014-24/01/2014 tarihleri arasında 24 gün, günlük 35,70 TL ücretle; 10/02/2014-13/06/2014 tarihleri arasında 123 gün, günlük 35,70 TL ücretle; 29/09/2014-31/12/2014 tarihleri arasında 91 gün, günlük 37,80 TL ücretle; 01/01/2015-23/01/2015 tarihleri arasında 23 gün, günlük 40,05 TL ücretle; 09/02/2015-12/06/2015 tarihleri arasında 123 gün, günlük 40,05 TL ücretle; 01/09/2015-31/12/2015 tarihleri arasında 120 gün, günlük 42,45 TL ücretle; 01/01/2016-13/01/2016 tarihleri arasında 13 gün, günlük 54,90 TL ücretle çalıştığının tespitine yönelik hüküm kurulmak suretiyle, davacının istemi kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen davanın kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Diğer yandan, HMK m. 326’da, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davacının bir kısım taleplerinin reddine karar verildiği halde, yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Hükümde yer alan, “davanın kabulü ile” ibaresinin silinerek, yerine “davanın kısmen kabul kısmen reddi ile” ibaresinin yazılmasına,
2-Hükmün 2 nolu fıkrasının silinerek, yerine “davacı tarafından yapılan 1.063,25 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları nazara alınarak 615,94 TL’sinin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.