YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30726
KARAR NO : 2021/22493
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Sanıklar …, …, …, … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Katılan …’ün UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre hükümlerin temyiz edilmesinden sonra 27/05/2019 tarihinde öldüğü, CMK’nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ölenin mirasçılarının ise katılanın haklarını takip etmek üzere CMK’nın 243. maddesi gereğince davaya katılmadıkları ve vekalet ilişkisinin sona erdiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye aykırı olarak ölen … vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerin temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar … ve …’in, ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa atılı suça ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından katılan …’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnamaye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
B- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde ise, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
I- Sanık …’in, polis memurunun üzerine aracını sürmesi şeklinde kabul olunan olayda, aracın saldırı amaçlı kullanılması nedeniyle TCK’nın 6. maddesi kapsamında silah niteliğinde olduğu değerlendirilmeyerek sanıklar hakkında anılan Kanunun 265/4. maddesinin uygulanmaması,
II- Sanıkların birden fazla kişiyle birlikte görevi yaptırmamak için direnmelerine karşın TCK’nın 265/3.maddesi uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile, sanıklar … ve …’in temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.