Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/1662 E. 2021/23097 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1662
KARAR NO : 2021/23097
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın aşamalarda kendisinin olay sırasında katılan tarafından darp edildiğine yönelik savunmaları, temyiz dışı sanık Aydın Akbal’ın anlatımlarının da kısmen sanık savunmasını doğrulaması karşısında, sanığın dosyaya sunmuş olduğu 18/11/2011 tarihli adli muayene raporu da dikkate alınarak, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre, sanık hakkında tehdit suçu yönünden TCK’nın 29 ve hakaret suçu yönünden ise aynı Yasanın 129. maddelerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Hakaret suçunun aleni bir yer olan cadde üzerinde işlenmesine rağmen, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan hırsızlık suçunun (TCK’nın 141. maddesi), 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bunun sonucuna göre, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu
4) CMK’nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunacağı, uzlaştırmacının, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceği düzenlenmiş, şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağı belirtilmiştir. Eğer uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabilecektir. Uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Uzlaştırmanın yargı işlemi niteliğinde olduğu nazara alındığında anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligat, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligattır ve normal posta yoluyla bu işlem gerçekleştirilemeyecektir. Açıklamalı tebligat ya da istinabe işlemi ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebilecektir.
Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak, mernis adresi ile bilinen en son adresin aynı olduğunun anlaşılması halinde 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, mernis adresinin farklı bir adres olduğunun anlaşılması durumunda ise mernis adresine aynı Kanun’un 10/1. maddesi gereğince tebligat yapılması gerekmektedir.
Bu açıklamalar karşısında, uzlaştırmacı tarafından katılan …’nın adreslerine gönderilen uzlaşma davetiyesinin tebliğ imkansızlığı nedeniyle iade olunduğu, katılana başka bir tebligatın gönderilmediği anlaşılmakla, katılana 7201 sayılı Kanun’un uyarınca usulüne uygun uzlaştırma devetiyesinin tebliğ edilmediği, bu haliyle uzlaşma işlemlerinin de usule uygun şekilde yapılmadığı gözetilmeksizin yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.