Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14744 E. 2021/16964 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14744
KARAR NO : 2021/16964
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince üç kez 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine ilişkin Keles Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 28/12/2010 tarihli ve 2010/48 esas, 2010/80 sayılı kararının 28/01/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 22/01/2012 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmedilen hapis cezasının aynen infazına ilişkin anılan Mahkemenin 12/05/2014 tarihli ve 2014/16 esas, 2014/21 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin merci Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2017 tarihli ve 2017/323 değişik iş sayılı kararını müteakip, mala zarar verme suçu yönünden taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının düşürülmesine; nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca dört kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Keles Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli ve 2017/23 esas, 2018/24 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021 gün ve 94660652-105-16-7587-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/47134 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan “06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30/10/2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile…BOZULMASINA..” şeklindeki açıklamalara nazaran,
5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde hüküm mevcut olduğu, ancak bu hükmün suç tarihi olan 13/10/2007 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bahisle mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma işlemi sağlandığından bahisle düşme kararı verilmiş ise de, 13/10/2007 suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarıyla birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tabi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Dosya kapsamına göre, 13/10/2007 suç tarihli eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında Keles Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/04/2008 tarihli ve 2007/339 soruşturma, 2008/18 esas, 2008/4 sayılı ek iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine, Keles Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 28/12/2010 tarihli ve 2010/48 esas, 2010/80 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun müştekiler İzzet Keles, Nail Keles, Mustafa Saraç ve Şükrü Şahin’e yönelik eylemlerinden ötürü atılı işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 28/01/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 22/01/2012 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, anılan Mahkemenin 12/05/2014 tarihli ve 2014/16 esas, 2014/21 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasına ve atılı suçtan mahkumiyetine hükmedildiği, kararın suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13/10/2015 tarihli ve 2015/16437 esas, 2015/17853 karar sayılı ilâmı ile anılan kararın bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, Keles Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 25/02/2016 tarihli ve 2015/127 esas, 2016/19 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ve 5237 sayılı Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince kamuya yararlı işte çalıştırılmasına hükmedildiği ve bu kararın 28/03/2016 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında;
İncelemeye konu dosyadaki adı geçen mağdurlara yönelik eyleminin, suça sürüklenen çocuğun anılan mağdurlara yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal etmesi nedeniyle, Keles Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 25/02/2016 tarihli ve 2015/127 esas, 2016/19 sayılı kararı ile verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararındaki eylem ile suç tarihi itibariyle de aynı olduğu gözetilmeden, mükerrer olacak şekilde sanığın yeniden mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, 13/10/2007 suç tarihli eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk … hakkında Keles Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/04/2008 tarihli ve 2007/339 soruşturma, 2008/18 esas, 2008/4 sayılı ek iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine, Keles Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 28/12/2010 tarihli ve 2010/48 Esas – 2010/80 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun müştekiler İzzet Keles, Mustafa Saraç, Şükrü Şahin ve katılan Nail Keles’e yönelik eylemlerinden ötürü atılı iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyetine ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 28/01/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 22/01/2012 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, anılan Mahkemenin 12/05/2014 tarihli ve 2014/16 Esas – 2014/21 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasına ve atılı suçtan mahkumiyetine hükmedildiği, kararın suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13/10/2015 tarihli ve 2015/16437 Esas – 2015/17853 Karar sayılı ilâmı ile anılan kararın bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, Keles Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 25/02/2016 tarihli ve 2015/127 Esas – 2016/19 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesi gereğince kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrildiği ve bu kararın 28/03/2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, ancak suça sürüklenen çocuk hakkında yine anılan Mahkemenin 12/05/2014 tarihli ve 2014/16 Esas – 2014/21 Karar sayılı hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden erteli hapis cezalarının aynen infazına ilişkin kararlara yönelik olarak yapılan itirazları inceleyen itiraz mercii Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2017 tarihli ve 2017/323 D. İş sayılı itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin kararını iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümler yönünden de itirazın kabulü kararı olarak değerlendiren ilk derece mahkemesinin suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan yeniden hüküm kurmasının hukuki sonuç doğurmayacağı, anılan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken geçerli olmayan kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, hukuken geçerli olmayan ve konusu bulunmayan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- Mala zarar verme suçu yönünden kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” Bu nedenle 19.12.2006 tarihinden itibaren hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinden, inceleme konusu olayda suç tarihi olan 13.10.2007 tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı gözetilmeyerek, “tarafların uzlaştıkları anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun üç müştekiye yönelik üzerine atılı mala zarar verme suçundan açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşürülmesine” karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KELES) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 07.06.2018 tarihli ve 2017/23 E., 2018/24 K. sayılı kararın, belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 18/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.